KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/22765 E., 2010/3521 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık, hırsızlık, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Hırsızlık suçundan açılan kamu davasının 4616 sayılı yasanın 1/4.maddesine göre kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının 765 sayılı TCK.102/4 ve 104/2.maddelerine göre ortadan kaldırılmasına Sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 43, 62, 53/1.maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına
Sanık müdafiilerinin vaki duruşmalı inceleme istemlerinin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasının 4616 sayılı Yasanın 1/4. maddesi uyarınca kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine dair Mahkemenin 11.03.2004 günlü kararına yönelik herhangi bir yasa yoluna başvurulmadığı gözetilmeden, Mahkemece verilen aynı günlü “resmi belgede sahtecilik” ve “dolandırıcılık” suçlarından sanığın mahkûmiyetine ilişkin hükümlerin sanık müdafiileri tarafından temyiz edilmesi üzerine,
anılan hükümlerin Dairemizin 26.09.2005 gün ve 3471/7399 sayılı ilamı ile bozulmasından sonra hırsızlık suçundan da duruşma yapılarak sanık hakkında yeniden anılan suçtan açılan kamu davasının 4616 sayılı Yasanın 1/4. maddesi uyarınca kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verilmesi hukuki değerden yoksun olup temyizen incelenemeyeceği ve sanığın, hakkında “dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına ilişkin kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından,
sanık müdafiilerinin, bu kararlara yönelik vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince kısmen istem gibi REDDİNE,
II-Sanık müdafiilerinin, “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince: Hükmolunan ceza miktarı nedeniyle hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanıkla ilgili olarak bozmaya uyulmak suretiyle yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiilerinin savunma hakkının kısıtlandığına, eksik inceleme sonucu karar verildiğine ve fazla vekalet ücretine hükmolunduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı TCK.nun 43/1. maddesinde, 765 sayılı Yasanın 80. maddesinden farklı olarak “değişik zamanlarda” denilmesi karşısında, aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, sanığın borcu karşılığında, katılan ...’e toplam 7 adet sahte senedi aynı anda ciro edip vermesi eyleminde, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasanın aksine sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacağı göz önüne alınarak buna göre kararın gerekçe bölümünde.
5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/22765, K. 2010/3521, 25 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama