KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/22925 E., 2010/11207 K.·Kredi Kartı Dolandırıcılığı
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2010
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 245 ]
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 53 ]
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 8 ]
5464 S. BANKA KARTLARI VE KREDİ KARTLARI KANUNU [ Madde 3 ]
1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 321 ]
"İçtihat Metni"
Sanıkların E... D... ve Ö... Ö... S... adına düzenlenmiş kredi kartı bilgilerini ele geçirip 30.10.2006 günü Tekno Center isimli işyerini telefonla arayıp bilgisayar alımı konusunda işyeri çalışanı Sinan Yücel ile pazarlık yaptıkları, satış bedelinin mail-order yöntemiyle ödenmesi konusunda anlaştıkları, adı geçen işyeri çalışanın anlatımlarından önce E...
D...’a ait sonu 4017 ve 5401 ile biten kredi kartı bilgilerinin kullanıldığı, ancak limitin yetersiz olması nedeniyle satış bedelinin tahsili işleminin gerçekleştirilemediği, bu kez eşlerine ait olduğundan bahisle Ö... Ö...
Soykan’a ait kredi kartı bilgileri verilip adı geçenin kredi kartından 1732 YTL’nin tahsil edildiği, ertesi günü yine aynı işyerini arayan sanıkların Ö...’e ait kredi kartı bilgilerini kullanarak 3.582 YTL’lik bilgisayar alımı işlemini gerçekleştirdikleri, bu suretle E... D...’a ait iki ayrı kart bilgisi kullanılmaya kalkışıldığı, Ö... Ö...’a ait “
“bonus YKM ve maximum”
” isimli iki ayrı kredi kartı bilgisi kullanılarak farklı tarihlerde iki ayrı alım işlemi gerçekleştirildiği olayda; satılan malın bedeli mail-order işlemi ile anında satıcının hesabına geçtiği için satıcının zararının bulunmadığı, hileli davranışlarla bir kişinin kandırılarak haksız çıkar sağlanması dolandırıcılık suçunun yasal unsuru olup, bir makinanın yada bilişim sisteminin kandırılmasından söz edilemeyeceği cihetle, bilişim sistemi kullanılarak dolandırıcılık suçunun işlenebilmesi için failin, bilişim sistemini kullanarak bir kişiyi kandırma suretiyle kendisine veya bir başkasına çıkar sağlaması zorunlu olduğundan olayda bu suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun 3/e maddesi uyarınca “
“Kredi kartının, nakit kullanımı gerekmeksizin mal ve hizmet alımı veya nakit çekme olanağı sağlayan basılı kartı veya fiziki varlığı bulunmayan kart numarasını”
” ifade etmesi karşısında kredi kartı bilgilerinden yararlanarak menfaat sağlanmasının kredi kartı gibi değerlendirilmesi gerektiği ve 5237 sayılı TCK. nun 245/1. maddesinde öngörülen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun, hükmün düzenleme amacı ve düzenleniş biçimi ile korunan hukuki menfaat gözetildiğinde kartları düzenleyip veren banka sayısınca oluşacağı gözetilip E... D...’ a ait kredi kartlarının hangi banka/bankalarca düzenlendiği de araştırılıp aynı bankaya ait banka ve kredi kartının birden fazla kullanılması eyleminde ise zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği de nazara alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde unsurları yönünden oluşmayan bilişim sistemi kullanılarak dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanıkların kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme, diğer bentlerde sayılan haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerekirken anılan maddedeki tüm haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/22925, K. 2010/11207, 14 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama