KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/23201 E., 2012/3955 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
- Hüküm
- 765 sayılı Kanunun 342/1, 80, 59/2, 40. maddesi uyarınca 2 yıl 11 ay hapis
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
5237 sayılı Kanunun 157/1, 62, 52/2-4, 63/1, 53/1-2 maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 40.000 YTL apc.
1-Bankanın maddi varlığı olan suça konu çekler kullanılmak suretiyle dolandırıcılık suçu işlendiği anlaşılmakla, eylemin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün ONANMASINA,
2-Sanık müdafiinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizine gelince: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonunda oluşan inanç ve takdirine göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde, 765 sayılı TCK'nun 80. maddesinden farklı olarak "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında, aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, suça konu çeklerin aynı anda şikayetçi ...'a verilmek suretiyle kullanıldığının anlaşılması karşısında.
5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi kapsamında teselsül koşullarının oluşmadığı, ancak 765 sayılı Yasanın 80. maddesinde ‘değişik zamanlarda’ ibaresi bulunmadığından anılan maddenin uygulanma koşulları oluştuğu, bu haliyle sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 342/1 ve 80, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 204/1, 53/1. maddelerine uyduğu anlaşılmakla,
yukarıdaki belirtilen maddelerin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması suretiyle lehe yasanın tespiti ve her iki maddenin üst sınırları da dikkate alınması gerekirken,teselsül açısından 765 sayılı TCK.nun lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/23201, K. 2012/3955, 21 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama