KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/23658 E., 2010/11003 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık, tehdit
- Hüküm
- Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 158/1-f, 52.mad.ger.2 yıl hapis ve 35.000 YTL.apc.,
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Sanık ... hakkında 765 sayılı TCK.nun 191/1, 647 sayılı Yasanın 4.mad.ger.270 YTL.apc.
I) Sanık ... hakkında tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunduğundan lehe kabul edilen 765 Sayılı TCK.nun 81/1. maddesi uyarınca cezanın arttırılmaması isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmayan sanık ... hakkında, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “tehdit” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 Sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın suçun unsurları itibariyle oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle tehdit suçundan kurulan mahkumiyet
hükmünün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanıkların dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine dair hükümleri temyizlerine gelince:
Katılan ... ile internet aracılığı ile tanışan sanık ...’in internet üzerinden yaptıkları görüşmelerde Almanya’ya işçi götürdüğünü eğer isterse kendisini de götürebileceği söyleyerek ikna ettiği katılanın internette görüştükten sonra İstanbul’da bir araya gelerek yüz yüze görüştükleri, bu nedenle suçun işlenmesinde internette görüşmenin bir kolaylık sağlamadığı ve “bilişim sistemlerinin” araç olarak kullanılmadığı anlaşılmakla; sanıklar hakkında 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddesi uyarınca yüklenen ve suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK.nun 504/4.maddesinde düzenlenen “yurt dışında iş bulmak, ikamet izni veya vize almak bahanesiyle,”
dolandırıcılık suçunun karşılığının 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK.da nitelikli hal olarak düzenlenmemiş olması nedeniyle 157.maddedeki basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilerek 765 sayılı TCK.nun 504/4, 522, 81/2.maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 157/1, 61.maddeleri tatbik edilip elde edilen sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde olayda uygulama yeri bulunmayan 5237 Sayılı TCK.nun 158/1-f maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilerek aynı kanunun 7/2 maddesine aykırı davranılması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/23658, K. 2010/11003, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama