KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/3999 E., 2010/724 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 213 s.y.ya muhalefet
- Hüküm
- Sanığın 213 S.Y.nın 359/b-1, 765 S.Y.nın 59/2.maddelerine göre 3 kez 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma
213 S.Y.nın 359/b-1, 765 S.Y.nın 80, 59/2.maddelerine göre 17 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezalar 765 S.Y.nın 71.maddesine göre toplanarak sanığın 62 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına
7201 sayılı Tebligat Kanununun “Kazai Tebligat” faslının, “Adres Değiştirmenin Bildirilmesi Mecburiyeti” konu başlıklı 35. maddesi uyarınca, adli mercilerce tebligat yapılabilmesi için iki ihtimal kabul edilmiştir.
Birinci ihtimal; ilgili kişiye daha önce adli mercilerce anılan Yasa hükümlerine uygun olarak bir tebligatın yapılmış olması ve tebligat yapılan bu kişinin, yeni adresini adli mercie bildirmemesi, ikinci ihtimal ise; daha önce adli mercilerce usulüne uygun tebligat yapılmamış olsa bile, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/son maddesi uyarınca, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslere de tebligat yapılabilmesi durumudur.
Açıklamalar ışığında, sanığa daha önce, “Kaklık Köyü, Honaz, Denizli” adresinde, adli mercilerce yöntemine uygun şekilde tebligat yapılmamış olması, sanığın sorgusu sırasında bildirdiği adresin, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/son maddesi kapsamında değerlendirilebilecek adreslerden olmaması,
ayrıca bu adresin, anılan Yasa maddesinde belirtilen adreslerden olduğuna ilişkin bir tespitin de bulunmaması nedeniyle aynı Yasanın 35. maddesi uyarınca adı geçen sanığa gerekçeli kararın doğrudan 35. madde uyarınca tebliğ geçersiz olup yokluğunda verilen hükmün, aynı sanığa tebliğ olunduğuna dair dosyada başkaca belgeye de rastlanmaması nedeniyle, eski hale getirme talebini inceleme görevinin Yargıtay’a ait olduğu gözetilerek,
sanığın mahkumiyetine dair 10.10.2007 tarih ve 2004/172, 2007/233 sayılı hükme yönelik, 08.09.2008 tarihli eski hale getirme ve temyiz istemi süresinde kabul edilip, mahkemenin, temyiz talebinin reddine dair 2010.2008 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede,
I-)Sanığın 2000 ve 2001 yıllarında "sahte fatura düzenlemek" suçlarından kurulan, mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK.nun 7.ve 5252 sayılı Kanunun 9.maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen "2000 ve 2001 yıllarında sahte fatura düzenlemek" suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen dava zamanaşımlarının,
en aleyhe kabulle 31.12.2000 ve 31.12.2001 olan suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımları nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2 maddeleri gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,
II-)Sanığın 2002 ve 2003 yıllarında "sahte fatura düzenlemek" suçlarından kurulan, mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/3999, K. 2010/724, 10 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama