KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/4038 E., 2012/13061 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
1)Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Çivril Cumhuriyet Başsavcılığının 2004/330-236-114 sayılı iddianamesinde Çivril noterliğinden sahte kimlik kullanarak sanığın araç satışı yaptığının anlatılması karşısında CMK'nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, iddianamede unsurları gösterilen fiil olup mahkemeler sevk maddeleri ile bağlı bulunmadığından sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan da kamu davası açıldığı, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2006/143-147 E.K. sayılı kararında açıklandığı üzere müştekinin temyiz talebi bulunmadığından sanık aleyhine olacak şekilde hüküm bozulamayacağından tebliğnamedeki aksi düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine: ancak;
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine, maddede sayılan diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılarak yerine ''5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına'' denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2)Dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı temyiz itirazlarına gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suç tarihi olan 21.09.2000'den temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/4038, K. 2012/13061, 2 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama