KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/6590 E., 2010/3734 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Sahtecilik-Dolandırıcılık-Hizmet nedeniyle emniyeti suistimal
- Hüküm
- Sanık ...: 765 sayılı TCK.nun 510, 80, 522, 59.maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılması, 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80, 59.maddeleri gereğince 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılması, aynı neviden cezalar 765 sayılı TCK.nun 71.maddesi gereğince içtima ettirilerek 2 yıl 11 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılması, 40.maddenin uygulanması
Karar Metni
751 kelime·4 dk okuma
Sanık ...: 765 sayılı TCK.nun 510, 80, 522, 59.maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılması, 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80, 59.maddeleri gereğince 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılması, aynı neviden cezalar 765 sayılı TCK.nun 71.maddesi gereğince içtima ettirilerek 2 yıl 11 ay 25 Gün hapis cezası ile cezalandırılması, 40.maddenin uygulanması
"20.01.2004 tarihli iddianame ile sanık ... hakkında “dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davasının mükerrer olduğundan bahisle reddine Karar verilmesine karşın, resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davası red edilmediğinden tebliğnamedeki 1.no lu bozma düşüncesine "
Sanık ... hakkında düzenlenen 16.02.2004 tarihli iddianamede, “sanığın müştekinin sahibi olduğu şirkette pazarlama elamanı olarak çalışmakta olduğu,…. Şirketten satmak üzere aldığı bir kısım gıda malzemesini peşin olarak sattığı, almış olduğu parayı müştekiye ait şirkete vermeyerek para yerine malzemeyi vadeli olarak sattığını söyleyerek sahte olarak düzenlediği senedi verdiği ….” belirtilerek paraları mal edindiğinden bahisle dava açılmış olup, hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal suçu tavsif edilmiş ve mahkemece de bu tavsife uygun olarak mahkumiyet kararı verilmiş olduğundan tebliğnamedeki 2 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
I- Suç tarihinden önce kasıtlı suçtan dolayı kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231.maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığından sanık ... hakkında yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanık hakkında 18.02.2004 tarihli iddianame ile hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal olarak tavsif edilen ancak dolandırıcılık olarak nitelenen eylemin yanında ayrıca resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarının mükerrer olduğundan bahisle red edildiği nazara alındığında.
CMK.nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu iddianamede tavsifi yapılan fiil ve failden ibaret olup 16.02.2004 tarihli iddianame ile de sanığa yüklenen ve sübutu kabul edilen borçlusu Emire Reyhanlıoğlu olan 87.307.000 lira bedelli sahte senedi düzenleyerek katılana verip bu miktar parayı mal edinmekten ibaret eylem nedeniyle resmi belgede sahtecilik ve hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal suçlarından kurulan hükümlerde cezaların zincirleme suç nedeniyle artırılamayacağının ve ayrıca hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal suçu yönünden hükmolunan cezadan pek hafif değer nedeniyle indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
II- Sanık ... hakkında kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- Farklı gerçek kişiler adına düzenlenen sahte bonolar nedeniyle gerçek kişi sayısınca resmi belgede sahtecilik suçu oluşacağı, ancak aynı kişi adına farklı zamanlarda birden fazla senet düzenlenmesi halinde suçun kendi içinde teselsül edeceği gözetilmeksizin zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,
2- Hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal suçu yönünden de CMK.nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu iddianamede tavsifi yapılan fiil ve failden ibaret olup 04.04.2003 tarihli iddianame ile de sanığa yüklenen ve sübutu kabul edilen 02.02.2003 vadeli 157.500.000 lira bedelli, 03.02.2003 vadeli 486.000.000 lira bedelli borçlusu İsa Türk olan sahte senetleri düzenleyerek katılana verip bu miktar parayı mal edinmekten ibaret eyleminde.
5237 sayılı TCK.nun 43/1. maddesinde, 765 sayılı Yasanın 80. maddesinden farklı olarak “değişik zamanlarda” denilmek suretiyle aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmaması karşısında; sanığın, sahte olarak düzenlediği anılan senetleri aynı anda katılana verip vermediği araştırılarak verdiğinin tespiti halinde eyleminde 765 sayılı Yasanın aksine, 5237 sayılı Yasanın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacağı ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçu yönünden zarar miktarının hafif nitelikte olduğu da göz önüne alınıp buna göre, kararın gerekçe bölümünde.
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3.maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/6590, K. 2010/3734, 1 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama