KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/6914 E., 2010/11736 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet nedeniyle emniyeti suistimal
- Hüküm
- 765 Sayılı Yasanın 510,80,522 mad göre 3 yıl 12 ay hpc
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
765 Sayılı TCK.nun 510.maddesinde 1 seneden 5 seneye kadar hapis cezası öngörüldüğü halde 5237 sayılı TCK.nun 155/2. maddesinde hapis cezasının üst sınırı arttırılarak 1 seneden 7 seneye kadar hapis cezası ve hapse ilaveten adli para cezası öngörülmesi ve 765 sayılı Yasanın 80. maddesindeki artırım oranı ile bu maddenin 5237 sayılı Yasadaki karşılığı olan 43. maddedeki artırım oranı da gözetilerek 765 Sayılı TCK. nun 510, 80. ve 522. maddelerinin 5237 Sayılı TCK. nun 155/2 ve 43.maddelerine göre açıkça lehe olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Hükmolunan ceza miktarı nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmayan sanık hakkında, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri ile azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 Sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve katılan vekilinin zararın eksik hesaplandığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/6914, K. 2010/11736, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama