KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/10831 E., 2011/911 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik
- Hüküm
- 1-Sanık ... Hazır yönünden;
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma
A-5237 Syl.Yasa Md.158/1-f,52/2,53/1 gereğince 2 yıl 6 ay hapis,12000 Ytl adli para cezası ile ayrı ayrı 12 defa cezalandırma, güvenlik tedbiri.
Yasal koşulları bulunmadığından sanık ... Hazır müdafiinin vaki duruşmalı inceleme talebinin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü:
Sanık ...
Hazır’ın Almanya ve Avusturya’da yaşayan bazı Türk vatandaşlarına telefon açarak kendisini maliye müfettişi, mali polis ve benzeri gibi tanıtarak aradığı şahısların banka hesap bilgilerini öğrendikten sonra ilgili hesapların bulunduğu yabancı bankalara hesap sahibi adına sahte havale talimatları fakslayarak yurt içinde kendisi veya diğer sanıklar adına açılan hesaplara para havalelerini sağlamak veya sağlamaya teşebbüs etmek şeklinde gerçekleşen eylemlerin mağdurlara ait hesaplara Ceza Genel Kurulunun 17.11.2009 gün 193/268 sayılı kararında belirtildiği üzere internet vasıtası ile girilerek açtırılan hesaplara para transferinin söz konusu
olmayıp Ceza Genel Kurulunun 07.02.2006 gün 129/13 sayılı kararında açıklandığı üzere banka görevlilerinin aldatılıp bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu cihetle sanıkların eylemlerini nitelikli dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğunu kabul eden mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki eylemlerin 5237 sayılı TCK.nun 142/2-e madde ve bendinde düzenlenen "bilişim yoluyla hırsızlık" suçunu oluşturacağına ve teşebbüs aşamasında kalan suçlarda sahte havale talimatı ile talep edilen paraların sanıkların açtırdıkları hesaplara intikal
etmediğinin ilgili bankalarca bildirilmesi nedeniyle bu suçların tamamlandığına ilişen bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...
Hazır’a yüklenen “dolandırıcılık, dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik”, diğer sanıklar ..., ... ve ...’a yüklenen “dolandırıcılık ve dolandırıcılığa teşebbüs” ile sanıklar ... ve ...’a yüklenen “dolandırıcılık” suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, Savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 Sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş, CMK.nun 231. maddesinin uygulanmama nedenleri gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ...
Hazır müdafiinin yüklenen dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının unsurları itibariyle oluşmadığına, eylemlerinin basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağına, tüm fiillerin zincirleme biçimde tek suçu oluşturduğuna ve olay 7. ve 8.’deki suçları işlemediğine, sanıklar ... ve ... müdafiinin suçların unsurları itibariyle oluşmadığına, sanık ... müdafiinin suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, takdiri indirimin uygulanması gerektiğine ve müvekkilinin sosyal kişilik bozukluğu tedavisi gördüğüne,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/10831, K. 2011/911, 14 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama