KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/11267 E., 2012/21902 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
- Hüküm
- 765 sayılı TCY'nın 342/1. maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası (Her iki sanık için
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma
1-)Özkarakaşlar Pet.Ürn. İnş. Turz. San. Ve Tic Ltd.
Şti yetkilisi olan sanıkların, Adana Çimento T.A.Ş'den ihraç kaydı ile aldıkları 02.04.2004 gün ve 286007/3559 sayılı fatura muhteviyatı 1000 ton çimentoyu ihraç etmedikleri halde, aynı şirketten daha önce aldıkları 1000 ton çimentonun ihracatına ait olan 25.03.2004 tarih ve 1292 sayılı gümrük çıkış beyannamesinin fotokopisi ya da kopyası üzerinde gerçekleştirdikleri tahrifatla, 02.04.2004 gün 1292 sayılı gümrük çıkış beyannamesi ile ihraç etmiş gibi gösterdikleri iddiasından ibaret olayda;
dosyada bulunan ve gümrük memurlarınca “müdürlük makamına” hitaben düzenlenen 04.08.2004 tarihli yazı içeriğinden, suça konu 02.04.2004 tarih ve 1292 sayılı gümrük çıkış beyannamesinin noter onaylı suretinin Adana Çimento T.A.Ş'ne sunulduğu, şirkete sunulan 25.03.2004 ve 02.04.2004 tarihli gümrük çıkış beyannamelerinin tarihleri farklı olmasına rağmen, numaralarının aynı olduğu tespit edilerek,
konunun incelenmesinin talep edilmesi üzerine olayın açığa çıktığı anlaşılmakla, 27 Temmuz 2004 tarihinde 6602 yevmiye numarası ile Cizre 2.Noterliğinde onaylanarak Adana Çimento T.A.Ş'ne ibraz edilen suça konu 02.04.2004 tarih ve 1292 sayılı gümrük çıkış beyannamesi suretinin, adı geçen şirketten getirtilerek incelenmesi, belgede sahtecilik suçunda aldatma yeteneğini değerlendirme görevinin mahkemeye ait olması nedeniyle, ihracatın gerçekleştiğinin belgesi olarak imalatçı Adana Çimento T.A.Ş'ne ibraz edilen 25.03.2004 tarihli beyanname ile suça konu 02.04.2004 tarihli beyannamenin seri numaralarının 1292;
beyannameler ekindeki ihracatçı firma faturalarının tarihleri 25.03.2004 ve 02.04.2004 olmasına rağmen, her iki faturanın numarasının da 7353 olması nedeniyle sahteliğin muhatap şirket tarafından hemen fark edilip, durumun gümrük idaresine bildirilmiş olması hususları da gözetilerek, 25.03.2004 tarih, 1292 sayılı Gümrük Çıkış Beyannamesinin fotokopisi/kopyası üzerinde, tarih ve fatura bilgileri değişikliği yapılmak suretiyle gerçekleştirilen bu sahteciliğin aldatma yeteneğini haiz olup olmadığının değerlendirilmesi,
belgenin denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulmasından sonra sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, noterde tasdik edilmiş olması nedeniyle iğfal kabiliyetinin bulunduğundan bahsiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2-)Sanık ... savunmalarında, şirket müdürü olmasına rağmen, şirketin ihracat ve gümrükle ilgili tüm işlemlerini gerçekleştirmesi için kardeşi olan diğer sanık ...'a yetki belgesi verdiğini, suça konu gümrük beyannamelerinin kendisi ile bir ilgisinin olmadığını belirtmesine, sanık ...’ın da benzer şekilde beyanda bulunmasına rağmen, hem dosyada asılları bulunan dava dışı 20.03.2004 ve 25.03.2004 tarihli beyannamelerde, hem de dosyada fotokopisi bulunan suça konu 02.04.2004 tarihli beyannamede sanık ...'ın isim ve imzalarının bulunduğu,
sanık ...'un ise isim ve imzasına rastlanmadığı gibi kendisine verilmiş bir yetki belgesine de rastlanmadığından bu sanığın ağabeyi olan sanık ...'in eylemine ne şekilde katıldığına ilişkin somut deliller karar yerinde açıklanıp gösterilmeden her iki sanığın da mahkumiyetine hükmolunması,
Kabule göre de;
3-)Resmi belgede sahtecilik suçunun cezası, 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesinde 2 yıldan 8 yıla kadar, 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olduğu, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanacak olan güvenlik tedbirlerinin, temel cezanın her iki yasaya göre de alt sınırdan tayin edilmesi halinde sanık aleyhine olacağı ancak temel cezanın, üst sınırı 8 yıl hapis cezasını öngören 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi halinde, üst sınırı 5 yıl hapis olan 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesine göre,
342/1 maddesine göre takdir edilenden daha az olacak şekilde belirlenmesi gerekeceği, bu durumda da 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesinin lehe olacağı gözetilmeden, temel cezanın hem 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesine göre hem de, 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesine göre alt sınırdan uzaklaşılarak “3 yıl hapis” olarak belirlenmesi suretiyle takdirde çelişkiye düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/11267, K. 2012/21902, 18 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama