İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/11678 K.2012/22495

Suça konu senetlerin tanzim tarihlerinin 04.07.2003 olması nedeniyle gerekçeli karar başlığına "30.08.2003" olarak yanlış yazılan suç tarihinin 04.07.2003 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Esas2010/11678Karar2012/22495Tarih26 Aralık 2012Okuma5 dk · 990 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2010/11678 E., 2012/22495 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Aralık 2012
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Resmi belgede sahtecilik
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

990 kelime·5 dk okuma

Suça konu senetlerin tanzim tarihlerinin 04.07.2003 olması nedeniyle gerekçeli karar başlığına "30.08.2003" olarak yanlış yazılan suç tarihinin 04.07.2003 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 gün ve 80-98 sayılı ve 19.04.2005 gün ve 221-38 sayılı kararlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere, belgede sahtecilik suçlarında mağdurun rızası hukuka uygunluk nedeni sayılmaz ise de failde belgede sahtekârlıkta bulunmak kastına etki yapabileceği cihetle, katılan ...'nın iş yerinde 30.01.2004 tarihine kadar muhasebe elemanı olarak çalışan sanığın 4.7.2003 keşide tarihli 30.7.2003-30.8.2003 ödeme tarihli 358,000,000 TL bedelli 2 adet senedin arkasına ... ismi ve imzasını taklit ederek, bonoların katılan ... tarafından kendisine ciro edilmişçesine ikinci ciranta olarak kendi adını yazarak,

bu senetleri tahsile koyduğu ancak tahsil işlemi sırasında sanığın tahsilattan vazgeçerek senetleri geri aldığının iddia edildiği olayda, katılan ... beyanında sanığın şirketinde ön muhasebe elemanı olarak yaklaşık 10 yıldır çalıştığını, sanığa kendi adına vekaleten çek keşide etme yetkisini verdiğini, daha sonra şirkete ait bir kısım çek ve senetlerin sanık tarafından tahsil edildiğini öğrendiğini, bu arada davaya konu edilen 2 adet senedin de sanık tarafından kendisinden habersiz tahsil amacıyla bankaya verilip sonradan tahsil edilmeksizin geri alındığını, sanığın savunmasının gerçeği yansıtmadığını,

zira vekaletname verdiği için senedin arkasına vekaleten ibaresi yazmak suretiyle senetleri imzalaması gerektiğini, kendisinin ticarette bir saygınlığı olduğunu, iyi bir tacir olarak tanındığını, bu yüzden şüphe duyulmaksızın tahsilini sağlamak amacıyla kendisinin isminin taklit imza ile sanık tarafından kullanıldığını, davaya konu edilen 2 adet senedin kendisine sanık tarafından iade edilmediğini, bu durum ortaya çıkanca piyasada araştırma yaptığını ve bu iki senedi de senedin borçlusu olan ...'dan geri aldığını belirtmesine,

sanığın savunmasında katılanın yanında 10 yıldır ön muhasebe elemanı olarak görev yaptığını, katılanın kendisine verdiği vekaletnameye dayanarak başka bir çok belgede olduğu gibi davaya konu edilen 4.7.2003 tanzim 30.7.2003 vade tarihli 358.000.000 TL lik borçlusu ... alacaklısı ... olan senedin arka tarafına ... adını yazarak ve bu isim altına da ... imzasıymış gibi imza attığını ve bundan sonra da kendisinin cirosu ile bankaya ibraz ettiğini, bu iki senedin bankadan ödenmediğini bunun üzerine geri aldığını ve kendisine iade ettiğini, yıllardır hep bu şekilde hareket ettiği için ve bu güne kadar kendisini şikayet etmediğini,

bu iş yerinden ayrılıp da bir başka iş yerinde çalışmaya başlayınca rakip olacağız müşterilerini çalacağız düşüncesiyle kendisini şikayet ettiğini, suça konu senetlerden 30.8.2003 vade tarihli olanının arkasındaki ... yazı ve imzasını atmadığını bunun kendi eli ürünü olmadığını, ayrıca ...'nın özel ... okulunda okuyan oğlu ... ...'nın bir kısım okul taksitlerini kendi kredi kartıyla ödediğini beyan etmesi karşısında;

gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti ve suç kastının tayini bakımından, sanığın daha önce de bu şekilde katılan adına vekaleten ibaresini kullanmaksızın çek keşide edip etmediğinin ve çek karnesini veren bankadan bu yolla keşide edilen çeklerin daha öncesinde ödenip ödenmediğinin sorulması, senetlerin borçlusu olan ...'ın tanık olarak beyanının alınması, sanık hakkında Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinde katılana karşı emniyeti suistimal suçu nedeniyle açılan dava akıbetinin araştırılarak mümkünse davaların birleştirilmesi aksi halde belirtilen dava dosyası getirtilip incelenerek özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi,

iddianame ile bu davayı ilgilendiren tüm delillerin onaylı birer suretlerinin dosya arasına konulmasından sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre olayda 765 sayılı TCK'nun 347. (5237 sayılı TCK'nın 211.) maddesinin koşulları bulunup bulunmadığı da araştırıldıktan sonra sanığın suç kastının ve hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

1-5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde, 765 sayılı TCK'nun 80. maddesinden farklı olarak "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, suça konu senetlerin bankaya tahsil amacıyla aynı anda verilip verilmediği araştırılarak somut olayda suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 80 ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 43. maddelerinin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilip, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nun olayla ilgili tüm hükümleri uygulanıp sonuç cezaların birbirleri ile karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-Sanığa yüklenen suçun cezası, 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesinde 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis, 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesinde ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olarak öngörülmesine karşın, temel cezanın alt sınırdan tayini halinde 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde düzenlenen ve kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanan güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı TCK'nda bulunmadığı ve 5252 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca kanunlarda öngörülen 'ağır hapis' cezaları 'hapis' cezasına dönüştürüldüğünden, sonuç ceza miktarı da gözetildiğinde,

hükmolunan cezanın suç tarihinde yürürlükte bulunan 647 sayılı Yasanın 6. maddesine göre ertelenmesine karar verilmesinin, deneme süresi içerisinde suç işlenmemesi halinde cezası ertelenmiş olan mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayılacağı hususu da nazara alındığında, sonuçları itibariyle, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 51. maddesi uyarınca yapılacak ertelemeye göre sanık lehine olduğu cihetle, lehe olan 765 sayılı TCK hükümlerine göre uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde 5237 sayılı TCK. hükümlerine göre uygulama yapılması,

3-Mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesi uyarınca sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenin 1. fıkrasının c bendindeki hak yoksunluğunun uygulanamayacağı, e bendinin uygulanmamasına karar verilebileceğinin belirtilmiş olması karışısında, diğer bentlerde yazılı hak yoksunluklarının uygulanmamasına karar verilemeyeceği gözetilmeden maddede yazılı tüm hakların uygulanmamasına karar verilmesi şeklinde hüküm kurulması,

4-Sanığın katılanın alacaklı olduğu suça konu senetlerdeki katılanın ciro imzasını taklit etmek suretiyle sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, senet bedelinin sanık tarafından tahsil edilip edilmediği dosya kapsamından anlaşılmadığı cihetle; bu husus duraksamaya yer bırakmayacak şekilde araştırılarak sonucuna göre eylem nedeniyle somut bir zararın meydana gelip gelmediği belirlenmeden "zararın giderilmediği sabit olduğu gerekçesiyle CMK'nun 231. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,

5-Suça konu senetlerin sahte olmadığı anlaşıldığından 1. ciranta imzasının geçerli olmadığı şerhi verilerek senet alacaklısı katılana iadesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 26.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/11678, K. 2012/22495, 26 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/11678
Karar No
2012/22495
Tarih
26 Aralık 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/11691 K.2012/21913
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/11693 K.2012/21914
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/11698 K.2012/21921
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/11705 K.2012/21962
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/11709 K.2012/21958
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/11737 K.2012/15293

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.