İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/12158 K.2010/11245

Kumar oynatmak suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 228/1.maddesi uyarınca 2'şer ay hapis ve 40'ar YTL adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair, (MALATYA) 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2005 tarihli ve 2003/140…

Esas2010/12158Karar2010/11245Tarih14 Ekim 2010Okuma4 dk · 794 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2010/12158 E., 2010/11245 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ekim 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

794 kelime·4 dk okuma

Kumar oynatmak suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 228/1.maddesi uyarınca 2'şer ay hapis ve 40'ar YTL adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair, (MALATYA) 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2005 tarihli ve 2003/140 Esas, 2005/1066 sayılı kararın;

sanıkların kumar oynatmak şeklinde belirlenen eylemleri sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 228/1.maddesi gereğince ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de, suç tarihinin 03.12.2002 olması karşısında, 765 sayılı TCK'nun ve 5237 Sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinin bir bütün olarak olaya uygulanması suretiyle lehe olan kanunun belirlenmesi gerektiği, somut olayda 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanıklar lehine olduğu,

bu nedenle anılan Kanun hükümleri uyarınca hafif hapis ve hafif para cezasına hükmedilmesi gerektiği, ancak 1.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı TCK'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un, maddesinin başlığı, 5349 sayılı Kanun'la "Hafif hapis ve hafif para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi" olarak değiştirilerek aynı maddenin 1.fıkrasında, "Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür." hükmüne yer verildiği anlaşılmakla,

mahkemesince sanıkların lehine olarak tespit edilmesi gereken hafif hapis ve hafif para cezasının 5252 sayılı Kanun'un 7.maddesinin 1.fıkrası uyarınca idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, suç tarihi ile karar tarihi arasında 765 sayılı TCK'nun 102/5 ve 104.maddeleri uyarınca dava zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gözetilmeksizin, mahkumiyete hükmolunmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca,

anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 13.09.2006 gün ve 41293 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 11.10.2006 gün ve sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:

5271 Sayılı CMK’nın 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma kesin olan ya da temyiz edilmeden kesinleşen hükümlere karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Henüz kesinleşmeyen kararın kanun yararına incelenmesi olanaksızdır.

Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 karar sayılı içtihadında da açıklandığı üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlığı altındaki 40. maddesinin (03.10.2001 tarihli 4709 sayılı Kanunun 16. maddesi ile eklenen) ikinci fıkrası: “Devlet işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır” biçimindedir. Bu hükümle bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkân sağlanması amaçlanmış, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerinin belirtilmesi, hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline getirilmiştir.

Bu hükme koşut olarak 5271 sayılı CMK’nın 34. maddesinin 2. fıkrasında, “Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir” biçimindeki düzenleme yer almış olup, aynı Kanun’un 232. maddesinin 6. fıkrasında ise, “Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir” hükümleri öngörülmüştür.

5271 sayılı CMK’nın 260. maddesinde, kanun yollarına başvurmaya hakkı bulunanlar sayılmıştır. Aynı Kanun’un 40. maddesinin birinci fıkrasına göre, “Kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi, eski hale getirme isteminde bulunabilir”, ikinci fıkrasına göre de “Kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemesi halinde de, kişi kusursuz sayılır” hükmü yer almıştır. Bu düzenleme ile kanun yoluna başvurmaya hakkı olanların, kanun yolunun veya merciin belirlenmesindeki yanılgılarının başvuranın haklarını ortadan kaldırmasının, haksızlığa uğramasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

Hüküm uyarınca, ilgililerin, kendi bilgisizliği veya dalgınlığından kaynaklanan hataları nedeniyle yasa yolu veya merciinde yanılgıya düşmeleri halinde başvuru hakları ortadan kalkmayacağı gibi, karar veya hükümde yasa yolunun veya merciin yanlış olarak gösterilmesi nedeniyle de başvuru haklarının ortadan kalkmayacağı tabidir.

Dosyanın incelenmesinde. Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2005 gün ve 2003/140 esas, 2005/1066 sayılı kararının, sanıklar ile sanık ... Yılmaz müdafinin yokluğunda verilmesi nedeniyle; yasa yoluna başvuru süresi tebliğ tarihinden itibaren başlaması gerekirken, anılan sürenin hükmün açıklanmasından itibaren başlayacağı belirtilmek suretiyle ilgililerin yasa yoluna başvuru konusunda yanıltıldığı,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2009 gün ve 2007/261445 sayılı yazısı ile bu hususa dikkat edilerek ilgilisine yeniden çıkartılacak tebligatta yasa yolunun türü, süresi, mercii ve şeklini doğru biçimde gösterir açıklamalı bir tebligat ile tebliğ edilmesi ve açıklamada mutlaka temyiz yasa yoluna başvuru süresinin tebliğ tarihinden itibaren başlayacağının bildirilmesi gerektiği açıklanarak dosyanın mahalline iade edilmesi üzerine anılan mahkemece yukarıda belirtilen açıklamayı içerir yeni tebligatın sanık ... müdafiine 15.01.2010, sanık ...'ye ise 12.02.2010 tarihinde tebliğ olunduğu,

ancak sanık ...'e 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebliğ olunan 02.02.2010 tarihli tebligatta anılan açıklamanın yer almadığı, bu nedenle kararın henüz kesinleşmediği ve sanık ...'ün bu karara karşı başvuru hakkının ortadan kalkmadığı anlaşılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle, Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2005 gün ve 2003/140 esas, 2005/1066 sayılı kararı henüz kesinleşmediğinden, 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, sanık ...'ün anılan karara karşı yasa yoluna başvurunun ne olduğu, mercii, yöntemi, süresi ve bu sürenin başlangıcının tebliğden itibaren olacağı şerhini içerir gerekçeli kararın usulüne uygun biçimde tebliğ işleminin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/12158, K. 2010/11245, 14 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/12158
Karar No
2010/11245
Tarih
14 Ekim 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/12159 K.2010/10770
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/12159 K.2010/16112
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/12159 K.2010/11648
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/12160 K.2010/16944
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/12160 K.2010/13462
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/12161 K.2010/14730

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.