KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/13036 E., 2010/14869 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- 1-...: CMK 296 maddeleri gereğince; Temyiz talebinin REDDİNE. TCK 157/1, 52, 53/1-2-3 maddeleri gereğince; 2 yıl hapis ve 2.000.00 TL adli para cezası ve yasada sayılı haklardan yoksun bırakılmasına.
Karar Metni
902 kelime·5 dk okuma
2-...: TCK 157/1, 52, 53/1-2-3, 58/6 maddeleri gereğince; 2 yıl hapis ve 2.000.00 TL adli para cezası ve yasada sayılı haklardan yoksun bırakılmasına, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rjimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olduğundan, hukuki dayanaktan yoksun olan Mahkemenin 29.03.2010 gün ve 294/334 sayılı eski hale getirme ve temyiz reddi kararı kaldırılarak yapılan inceleme gereği görüşüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanununun “Kazai Tebligat” faslının, “Adres Değiştirmenin Bildirilmesi Mecburiyeti” konu başlıklı 35. maddesi uyarınca, adli mercilerce tebligat yapılabilmesi için iki ihtimal kabul edilmiştir.
Birinci ihtimal; ilgili kişiye daha önce adli mercilerce anılan Yasa hükümlerine uygun olarak bir tebligatın yapılmış olması ve tebligat yapılan bu kişinin, yeni adresini adli mercie bildirmemesi durumudur.
Bu durumda, daha önce tebligat yapılan ve adli mercice en son bilinen adrese aynı Yasanın 35. maddesi dışındaki maddeler uyarınca yeniden tebligat çıkarılması, ilgilinin adresten ayrıldığının anlaşılması durumunda Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi uyarınca, tebliğ memurunun adreste bulunmama nedenini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından araştırarak, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekmektedir.
Adres araştırmasına ilişkin söz konusu imzalı açıklamanın tebliğ tutanağında yer alması, zorunlu şekil şartı olup; belirtilen usule uygun Olarak araştırma yapılmaması ve bu nedenle mahkemece, en son bilinen bu adresten sanığın ayrıldığının ve yeni adresinin tespit edilemediğinin kolluk görevlileri aracılığı ile de belirlenmemesi durumunda, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesinde belirtilen şekilde tebliğ evrakının kapıya asılması suretiyle tebligat yapılması mümkün değildir.
Tebligat memurunca Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinde öngörülen zorunlu araştırma, belirtilen şekilde yapılıp tevsik edildikten sonra, ilgilinin yeni adresi belirlenemez ise, tebliğ evrakı adli mercie iade edilir ve ilgili kişilerce yeni bir adres de bildirilmez ise, herhangi bir adres araştırması yapılmaksızın bundan sonraki tüm tebligatlar 6 örnek numaralı tebligat evrakının eski adrese ait binanın kapısına asılması usulüyle yapılır.
İkinci ihtimal ise; daha önce adli mercilerce usulüne uygun tebligat yapılmamış olsa bile, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/son maddesi uyarınca, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslere de tebligat yapılabilmesidir.
Bu durumda, daha önce adli mercilerce usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmasa bile, adli mercii tarafından tespit edilen, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde veya söz konusu kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine bildirilen en son adrese, önce, bu adresin değişip değişmediğinin bilinememesi nedeniyle anılan Yasanın 35. maddesi dışındaki maddeler uyarınca tebligat çıkarılması ve tebligatın yapılamayarak,
tebligat memurunca, ilgilinin adresinin değiştiğinin belirlenmesi ve yine Tebligat Tüzüğünün 55/2. maddesi yollamasıyla 28. maddesinde belirtilen usule uygun olarak yapacağı araştırma sonucunda yeni adresinin de tespit edilememesi durumunda, bu araştırma yukarıdaki açıklanan şekil koşuluna uyularak imza ile de tevsik edildikten sonra, evrak yine mercie iade edilir, ilgili kişilerce yeni bir adres de bildirilmez ise, herhangi bir adres araştırması yapılmaksızın bundan sonraki tüm tebligatlar 6 örnek numaralı tebligat evrakının eski adrese ait binanın kapısına asılması usulüyle yapılır.
Ayrıca bu tebligattan sonraki tebligatlar da, sanığın yeni adresinin hala bilinmemesi durumunda, kapıya asma usulüyle yapılır.
Buna göre; adli mercilerce, sanık ...’ın en son bildirdiği adresine daha önce tebligat yapılmadığı gibi, nasıl tespit edildiği belli olmayan “494 cad. .....iç kapı no:...
Keçiören/Ankara” adresinin de, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/son maddesi kapsamında sayılan adreslerden olmaması, ayrıca bu adresin, anılan Yasa maddesinde belirtilen adreslerden olduğuna ilişkin bir tespitin de bulunmaması nedeniyle, aynı Yasanın 35. maddesi uyarınca adı geçen sanığa sonradan yapılan tebliğ geçersiz olduğundan, sanık ...’ın, eski hale getirme talebi ile 22.03.2010 havale tarihli vaki temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiş, sanıkların dolandırıcılık suçunu oluşturan eylemlerini katılana karşı değişik zamanlarda birden fazla fiille gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında,
haklarında tayin olunan cezaların 5237 sayılı TCK nun 43/1. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri gereğince arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ...’in, savunma hakkının kısıtlandığına ve suçun sübuta ermediğine ilişen, sanık ...’ın ise, bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Sanıkların 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yer alan alt soy üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezaların infazları tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerekirken soyut ifadelerle yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/13036, K. 2010/14869, 23 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama