KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/15512 E., 2011/1307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- 5237 s. TCK'nın 157/1,43,52/2,53/1 mad göre 1 yıl 3 ay hp ve 1000 YTL apc
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
7201 sayılı Tebligat Kanununun “Kazai Tebligat” faslının, “Adres Değiştirmenin Bildirilmesi Mecburiyeti” konu başlıklı uygulama tarihinde yürürlükte olan 6099 sayılı yasayla yapılan değişiklikten önceki haliyle 35. maddesi uyarınca, adli mercilerce tebligat yapılabilmesi için iki ihtimal kabul edilmiştir.
Birinci ihtimal; ilgili kişiye daha önce adli mercilerce anılan Yasa hükümlerine uygun olarak bir tebligatın yapılmış olması ve tebligat yapılan bu kişinin, yeni adresini adli mercie bildirmemesi, ikinci ihtimal ise; daha önce adli mercilerce usulüne uygun tebligat yapılmamış olsa bile, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/son maddesi uyarınca, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslere de tebligat yapılabilmesi durumudur.
Açıklamalar ışığında, sanıklardan ...’e daha önce, “Sarıoğlu Mah. ..../Aydın” adresinde, adli mercilerce yöntemine uygun şekilde tebligat yapılmamış olması, sanığın sorgusu sırasında bildirdiği adresin, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/son maddesi kapsamında değerlendirilebilecek adreslerden olmaması,
ayrıca bu adresin, anılan Yasa maddesinde belirtilen adreslerden olduğuna ilişkin bir tespitin de bulunmaması nedeniyle aynı Yasanın 35. maddesi uyarınca adı geçen sanığa gerekçeli kararın tebliğ geçersiz olup yokluğunda verilen hükmün, sanığa tebliğ olunduğuna dair dosyada başkaca belgeye de rastlanmaması nedeniyle, sanık ...’in öğrenme üzerine yaptığı temyiz itirazı süresine kabul edilerek tebliğnamede yer verilen aksi düşünceye iştirak olunmadığından her iki sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanıkların bankanın maddi varlığı olan sahte çekleri katılana vermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia ve kabul olunmasına göre eylemin temas ettiği suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nun 504/3, (5237 Sayılı TCK’nun 158/1-f) öngörülen suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/15512, K. 2011/1307, 24 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama