KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/16036 E., 2013/221 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Defter ve belge gizlemek
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Yerel Cumhuriyet savcısının, 21.05.2008 tarihinde tefhim edilen hükmü, hâkim havalesi taşıyan aynı tarihli süre tutum dilekçesiyle temyiz ettiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki red isteyen düşüncesine iştirak edilmemiştir. Şikayetçi idare adına vekilinin 25.12.2007 tarihli dilekçesiyle katılma talebinde bulunmasına rağmen bu hususta bir karar verilmeksizin dosya karara bağlanmış ise de; katılma talebinin CMK'nun 237 ve devamı maddelerine uygun olması nedeniyle, aynı maddenin 2. fıkrasının verdiği yetkiye dayanılarak suçtan zarar gören şikayetçi idarenin katılma talebinin kabulüyle vekilinin temyiz dilekçesi gereğince yapılan incelemede;
Defter ve belge gizlemek suçundan cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açılan sanığın, 03.10.2007 tarihli vergi denetmenince tutulan ve altında imzası bulunan tutanakta "o dönemde defterlerimizi tutan muhasebecimiz vefat ettiğinden dolayı satış faturalarımızın tamamına ulaşamadık, bu yüzden ibraz edemiyorum” yönündeki beyanı ile Patnos Mal Müdürlüğünün dosya içerisinde mevcut 03.04.2008 tarihli cevabi yazısına göre şirketin muhasebecisi Orhan Öztürk’ün vefatından sonra 2003 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesi ile diğer beyannamelerin yeni muhasebeci Vesim Yaviç tarafından verildiğinin bildirilmesi karşısında,
satış faturaları olmadan beyanda bulunulamayacağı da gözetilerek, sanığın 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 253. maddesine göre tuttuğu ve ait olduğu yılı takip eden takvim yılından başlamak üzere beş yıl süre ile muhafaza etmek mecburiyetinde bulunduğu defter ve belgeleri ibraz edememesi nedeniyle yüklenen defter ve belgeleri gizlemek suçunun tüm yasal unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/16036, K. 2013/221, 9 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama