KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/16610 E., 2011/2549 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle emniyeti suistimal
- Hüküm
- 1-Sanıklar ... ve ... haklarında emniyeti suistimal suçundan; 5237 sayılı tck.nun 155/2, 43/1 ve 52/2 maddelerince 1 yıl 3 ay H.C. ve 37.500 A.P.C.(ayrıca TCK.nun 53/1 maddesi
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma
2-Sanık ... hakkında; a)Hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçundan; 5237 sayılı TCK.nun 155/2, 43 ve 52/2 maddelerince 1 yıl 2 ay H.C. ve 50.000 YTL A.P.C.(ayrıca TCK.nun 53/1 maddesi) b)Resmi belgede sahtecilik suçundan; 765 sayılı TCK.nun 342/1 ve 80 maddelerince 2 yıl 4 ay H.C.nın temyizinin reddi
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.11.2006 gün ve 6/213 sayılı kararında açıklandığı gibi, 5271 sayılı CMK.nun 34/2 ve 232/6. maddelerinde belirtilen şekilde başvurulabilecek kanun yolu mercii ve sürenin başlangıcı şüpheye yol açmayacak surette açık biçimde gösterilmediğinden sanık ... müdafiinin temyiz başvurusu süresinde kabul edilip, temyizin reddine ilişkin 15.05.2007 tarihli ek karar kaldırılarak temyiz itirazlarının incelenmesinde,
I)Sanıkların “hizmet nedeniyle emniyeti suistimal” suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabii olduğu, suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 16.04.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve müdafiilerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,
II)Sanık ...’ın “resmi belgede sahtecilik” suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı TCK.nun 43/1. maddesinde, 765 sayılı Yasanın 80. maddesinden farklı olarak “değişik zamanlarda” denilmek suretiyle aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmaması karşısında, sanığın katılan firma adına nakden tahsil ettiği mal bedellerine karşılık müşteriler adına sahte isim ve imzayla ciro edip müşterilerin cari hesaplarından mahsup edilmek üzere katılan şirkete tevdii ettiği suça konu çeklerin hangi tarihte teslim edildiği araştırılıp, kesin olarak belirlenememesi halinde çeklerin toplu olarak aynı anda teslim edildiği kabul edilerek,
gerçeğe aykırı cirolarla oluşturulmuş çekleri, tahsilatları gizlemek amacıyla, aynı hukuki ilişkide kullanmaktan ibaret eylemde, 765 sayılı Yasanın aksine, 5237 sayılı Yasanın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacağı, ancak çek sayısının TCY. nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınması gerektiği ve buna göre, kararın gerekçe bölümünde.
5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, karşılaştırma sırasında, her iki yasada öngörülen cezaların alt sınırları ve uygulanan maddelere göre 765 sayılı TCK hükümlerinin lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/16610, K. 2011/2549, 25 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama