KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/1662 E., 2011/1048 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- TCY 503/1,522,523 mad göre 5 ay 10 gün hp ve 2222 YTL apc
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın suç kastı bulunmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Anayasanın 141,5271 sayılı CMK.nun 34, 230 ve CMUK.nun 308 maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tüm dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanığın eyleminin ve yüklenen suçun yasal unsurlarının ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması ve suça konu değerin “pek fahiş” olduğu kabul olunmasına göre, 765 sayılı Yasanın 522. maddesinde yer alan düzenlemeye paralel olarak,
5237 Sayılı Yasanın 61/e maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkı kullanılarak ceza kişiselleştirildikten sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilerek, 5252 Sayılı Kanunun 9/3 maddesi uyarınca; tekerrür hükümleri de dahil olmak üzere suç tarihinde yürürlükte olan 765 Sayılı TCK. ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK.nun olaya ilişkin tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar kararın gerekçe bölümünde denetime olanak verecek şekilde somut olarak gösterilip birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve bozmaya uyulduğu halde gereği yerine
getirilmeden, lehe yasa değerlendirilmesi yapılmadan kararın gerekçe bölümünde iddia, savunma, C. Savcısının mütalaasına yer verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/1662, K. 2011/1048, 17 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama