KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/17308 E., 2012/2435 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, görevi ihmal
- Hüküm
- 1- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ye yüklenen dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2, CMK'nun 223/8. maddelerine göre düşürülmesine,
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma
2- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'nin resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatine, 3- Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 8 kez TCK'nun 339/1-2. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının, suçun değişen vasfı itibariyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2, CMK'nun 223/8. maddelerine göre düşürülmesine, 4- Sanık ... hakkında vekaletnamede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 204/2, 204/3, 53/1. maddelerine göre 4 yıl 6 ay hapis cezası, hak yoksunluğu, 5- ...; 5237 sayılı TCK'nun 204/2, 204/3, 53/1. maddelerine göre 4 yıl 6 ay hapis cezası, hak yoksunluğu,
1- Sanıklar ... ve ... haklarında vekaletnamede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarında;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklarının suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında dolandırıcılık suçundan, sanık ... hakkında değişen suç vasfı nedeniyle görevi ihmal suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarında;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen suçların türü ve üst sınırları itibariyle tabi oldukları 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği tarihlerden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve taktir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ye yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve sanıklar lehine olan 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’ya yüklenen memurun resmi belgede sahteciliği suçunun tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/3. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 03.05.2001, 06.07.2001 ve 15.02.2002 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/17308, K. 2012/2435, 28 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama