KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/17644 E., 2012/7207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Sahtecilik
- Hüküm
- Ortadan Kaldırma
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 21.09.1992 gün ve 225-236 sayılı kararı ile uyum gösteren diğer Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere, Ceza Yargılama Yasasında mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 1412 sayılı CMUK.nun 223/son ve 5271 sayılı CMK.nun 193/2. madde ve fıkraları uyarınca bozmaya uyulduğu halde tüm sanıkların sorgusu yapılmadan mevcut kanıtlar tartışılarak suç vasfı belirlenip karar verilmesi,
2-30.04.2002 günlü iddianamede ... ve ...’in kurdukları ASCOR firmasının 91 adet paravan şirket kurarak Barbaros Holding A.Ş adı altında faaliyet gösterip, adı geçen ortaklık ve şirketlerin gerçekte ticari faaliyeti bulunmadığı halde hayali ihracatlar yaptıkları, fiktif ihracatlar nedeniyle anılan paravan şirketler üzerinden sahte fatura düzenleyip ihracat bedelleri yurda girmediği halde banka görevlisi olan sanıklara sahte DAB (Döviz alım belgesi) düzenletip, bu belgeleri düzenlenen gümrük beyannamelerinde kullanarak ihracat teşviklerinden yararlanarak haksız kazanç sağladıklarının,
paravan firma yetkilisi sanıklar ile banka çalışanı sanıkların da bu belgelerin düzenlenmesine katıldıklarının, bu suretle belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia olunmasına, ... tarafından düzenlenen 12.01.2002 gün ve 149/5 sayılı inceleme raporuna göre ASCOR tarafından organize edilmiş hayali ihracat fiilleri sırasında ek listeler kapsamında 167 firma adına düzenlenmiş 30.000. civarında fatura, DAB, gümrük beyannamelerinin sahte olup,
gerçekte yurda getirilmediği halde sahte DAB kullanılarak döviz kredilerinden kaynaklanan taahhütlerin kapatılmasında esas tutulan bu belgelere itibar edilerek ihracatın yapıldığı kabul olunup taahhütlerin kapatılmasını izlemekle görevli kurum ve resmi mercilerin bu belgelere dayanarak döviz kredilerini kapattığının, döviz alım belgesi (DAB) ve döviz satım belgesi (DSB) düzenleyen bankaların da bu işlemler nedeniyle alım satımı yapan müşterilerden komisyon geliri elde edip fiktif belge düzenlemekle bankaların da maddi çıkarı bulunduğunun belirtilmesine göre,
anılan hususlar da nazara alınarak soruşturma raporuna ekli listelerde isimleri geçen bankaların GÇB’lerinde kullanılan DAB’lerini kayıtlarına işleyip işlenmediği sorulup, buna ilişkin belgeler getirtilip, ayrıca raporda belirtilen bankalar hakkında suça konu yıllarla ilgili kambiyo mevzuatı açısından soruşturma raporu düzenlenip düzenlenmediği Hazine Müsteşarlığından araştırılıp, gerektiğinde bankacılık, kambiyo ve gümrük mevzuatından anlayan bilirkişi kurulundan rapor alınıp DAB.nin en son kullanılma, dolayısıyla suç tarihi kesin olarak saptanıp,
sahte gümrük beyannamelerinin de dava konusu edilmesi karşısında anılan belgelerin suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesi kapsamında resmi belgelerden olduğu gözetilerek, yargılamaya devamla karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/17644, K. 2012/7207, 2 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama