KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/17755 E., 2012/3099 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 62/1, 51, 53/1. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine, hak yoksunluğuna
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma
1- Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulu'nun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere kambiyo senetlerinde yapılan sahtekârlığın resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtekârlık yapılması halinde fiil, özel belgede sahtekârlık suçunu oluşturacaktır.
Türk Ticaret Kanunun 688/6 ve 689/4. maddeleri uyarınca bonoda tanzim yerinin yazılı bulunması zorunludur, tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bono tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun anılan kararında belirtildiği üzere düzenleme (keşide) yerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek ve başka yerleşim yerlerini çağrıştırmayacak biçimde açık, net ve herkes tarafından anlaşılabilir şekilde gösterilmesi gerekir. Dosya içerisinde örneği bulunan suça konu bonoda açıkça düzenleme yeri belirtilmemiş, senedi düzenleyen ismi yanında da "Özel İdare Pasajı, No: 10-11” biçiminde bir adres gösterilmiştir.
Bu adres hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde anlaşılabilir bir idari birim adını ifade etmemektedir. Nitekim 14.12.2006 tarihli celsede mahkemece de bu husus tespit edilmiştir.
Bu itibarla, suça konu senedin bono vasfını taşımadığı cihetle özel belge niteliğinde bulunduğu, suç tarihi olan senedin takibe konulduğu tarih de araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekir iken yazılı şekilde "resmi belgede sahtecilik" suçundan sanığın mahkûmiyetine hükmolunması,
2- Kabul olunan suç tarihine göre de: 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği, temel cezanın alt sınırdan tayin olunmasına göre hükmolunan uzun süreli hapis cezası ertelense dahi 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde düzenlenen hak yokluklarının anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca öngörülen istisnalar hariç uygulanacağı,
647 sayılı Yasanın 6 ile 765 sayılı TCK.nun 95/2. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, deneme süresi içerisinde suç işlenmemesi halinde “cezası tecil edilmiş olan mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayılması” nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun aleyhe olduğu gözetilmeden, uygulamalı karşılaştırma yapılmadan, gerekçeden yoksun olarak denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/17755, K. 2012/3099, 8 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama