KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/4168 E., 2013/2242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Dosyada mevcut 02.07.2007 tarihli tutanağa göre; sanık ...ın yapılan trafik kontrolü sırasında ibraz ettiği ...plakalı araca ait ruhsatın aracın 08.09.2005 tarihli 1. muayenesi ve 08.10.2006 tarihli 2. muayenesi işlemlerinde; muayene bölümünde hologramların bulunmadığının görüldüğü, hükme esas alınan 23.07.2007 günlü ekspertiz raporunda ise bahse konu trafik belgesinin arka yüzünde “aracın muayenesi” haneleri 1 ve 2. sıralardaki yapılmış gözüken muayene işlemlerine ait soğuk mühür izlerinin sahte oldukları, bu bölümdeki bilgilerin de sahte olduğunun belirlendiği cihetle;
muayene tarihi itibariyle, geçerli bir muayene işlemi için Karayolları Genel Müdürlüğüne ait hologram yapıştırılmasının zorunlu olup olmadığının araştırılarak, sonucuna göre belgenin aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığı tartışılarak sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin ve belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak, suça konu araç ruhsatı duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve yapılan tahrifatın aldatıcı nitelikte olup olmadığı kararda tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1-5237 sayılı TCK'nun 43. maddesindeki "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir." hükmü dikkate alındığında somut olayda, suça konu motorlu araç trafik belgesinin aracın muayenesi hanesindeki iki adet muayene işleminin sahte olarak ayrı tarihlerde yapıldıkları ve her iki işlem arasında 1 yılı aşkın süre geçtiği cihetle, bir suç işleme kararından bahsedilemeyeceği,
her iki muayene işlemine ilişkin sahtecilik eylemlerinin yenilenen kasıtla işlenen birbirinden bağımsız olarak gerçekleşen iki ayrı suçu oluşturduğu ve sanığın 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesi uyarınca iki kez cezalandırılması gerektiği gözetilmeyerek eylemin zincirleme biçimde işlenen tek suç olarak kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanık ...'ın savunmasında muayeneyi yaptığı sırada yanında ... adlı şahsın olduğu savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açığa kavuşturulması bakımından, olayda adı geçen ... hakkında bu olaya ilişkin dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmamış ise bu husus değerlendirilip açılması halinde davaların birleştirilmesi tanık olarak beyanının alınarak, sonuçlarına göre sanıkların her birinin hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık ... hakkında, 5237 TCK.nun 58/7. maddesi gereğince mükerrirler hakkındaki infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi isabetsizliği,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/4168, K. 2013/2242, 12 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama