KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/4883 E., 2010/7005 K.·Duruşmalı
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2010
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ın bozma üzerine yapılan yargılamaları sonunda: suç vasfındaki vaki değişiklik nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 247/1-2, 43 ve 62.maddeleri gereğince 10 yıl 10 ay 25'er gün hapis cezalarıyla mahkumiyetlerine dair İSTANBUL 4.Ağır Ceza mahkemesinden verilen 17.06.2009 gün ve 2008/174 Esas, 2009/149 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ... ve ... ile müdafiileri ve sanık ... müdafii tarafından duruşmalı olarak istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının onama isteyen 17.03.2010 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle,
sanıklar hakkında tayin olunan cezaların miktarları itibariyle temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliğiyle karar verilip, icra olunan duruşmada sanıklar ve müdafiileri savunmalarını yaptıktan ve Yargıtay C.savcısı 'ün düşüncesi alındıktan sonra yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Sanıklar ... ve ...'ın, suç tarihinde T.C.Ziraat Bankası şube müdürü ve kredi komitesi başkanı olan ve 25.02.2008 tarihinde vefatı nedeniyle hakkındaki kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilen ... ile fikir ve eylem birliği içersinde oto almayan gerçek ve/veya tüzel kişiler adına usulsüz evrakla taşıt kredileri alarak katılan bankayı zarara sokmaktan ibaret oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerinin, en son suçun işendiği 14.05.1999 tarihi itibariyle, Ziraat Bankası'nın KİT olması nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 202/2-son maddesinde düzenlenen zimmet suçunu oluşturup,
4603 sayılı Kanununun 1.maddesi ile banka özel hukuk statüsüne tabi bir ananom şirket haline dönüştürüldüğünden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.05.2010 gün 2009/223 Esas, 2010/104 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 4389 ve 5411 sayılı Yasalar kapsamında tahlil ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde 5237 sayılı TCK.nun 247/1-2, 43 ve 62.maddeleri uygulanarak ve kabul ve uygulamaya göre de anılan Yasanın 43.maddesi gereğince yapılan artırım sırasında hesap hatası yapılarak sonuç hapis cezalarının 10 yıl 11 ay 7'şer gün yerine,
10 yıl 10 ay 25'er gün olarak eksik tayini isabetsizlikleri aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Bozmaya uyulmak suretiyle toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9.maddeleri uyarınca mahkemece 765, 5237, 4389 ve 5411 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar ... ve
... ile müdafiilerinin ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile sanıklar ..., ..., ... ve sanıklar müdafiilerinin duruşmadaki sözlü savunmalarının reddiyle hükümlerinin istem gibi ONANMASINA, 16.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
16.06.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan Sanık ... ve müdafii Av. 'un yüzüne karşı diğer sanıkların yokluğunda 17.06.2010 gününde usulen ve açık olarak tefhim olundu.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/4883, K. 2010/7005, 16 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama