KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/5389 E., 2012/20181 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
- Hüküm
- 1-Sanık ...: TCK.nun 245/1, 35, 52/2-4, 53/1-3, 63, 58/6-7. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay 6 gün hapis ve 1200 YTL adli para cezası ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi,
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
2-Sanık ...: TCK'nun 245/1, 35, 52/2-4, 53/1-3, 63. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay 6 gün hapis ve 1200 YTL adli para cezası
1- Müdafiinin ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suçtan önce kasıtlı bir başka suçtan mahkûmiyeti bulunması ve hükmolunan ceza miktarı itibariyle 5728 sayılı Yasayla değişik CMK’nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık ...’nun hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
...'nun 28.11.2007 tarihli temyiz dilekçesinde; suç tarihinde Manavgat'a gelmediğini, suçu işleyen kişinin kendi kimlik bilgileri ile sahte nüfus cüzdanı çıkaran kardeşi ... olduğunu, Antalya 2. İcra Mahkemesince 10 gün disiplin cezası verildiğini, 13.02.2007 tarihinde Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde muayene olduğunu, Dr. ... tarafından 09.01.2007 tarihinde kendisne ilaç yazıldığını savunması ve bu savunmasına ilişkin dayanak belgeleri ibraz etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından, suçu işleyen gerçek failin kimliğinin şüpheden uzak ve kesin şekilde belirlenmesi zorunluluğu,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/5389, K. 2012/20181, 23 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama