KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/6870 E., 2012/4091 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Görevi ihmal, memurun resmi belgede sahteciliği
- Hüküm
- Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına dair
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
1- Katılan vekilinin, sanık ... hakkındaki hükme yönelen temyizinde;
Sanığın, resmi belgede sahtecilik kastı olmaksızın, geçici kabul komisyonu başkanı sıfatıyla gerekli kontrolleri yapmayarak, TEDAŞ Siirt Elektrik Dağıtım Müessese Müdürlüğü idare binası ile ambar tesislerinin yapım işi sonucu düzenlenen geçici kabul protokolünü imzalamak suretiyle gerçekleştirdiği eylemini, görevi ihmal suçu olarak vasıflandıran mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında;
sanığa yüklenen “görevi ihmal” suçunun kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı, suçun işlendiğinin belirlendiği 15.08.2001 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden, kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Katılan vekilinin, sanık ... hakkındaki hükme yönelen temyizinin incelenmesine gelince;
Katılan ...
Genel Müdürlüğü emrinde kontrol mühendisi olarak görev yapan sanık ...’in, Emre Kardeşler İnşaat Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan TEDAŞ Siirt Elektrik Dağıtım Müessese Müdürlüğü idare binası ile ambar tesislerinin inşaatının kontrol görevlisi olmasına karşın, saha kazısının eksik yapılması iddiasıyla ilgili olarak işin yürütülmesi sırasında sanık tarafından zamanında hazırlanması gereken plankotelerin (arazi yüksekliklerinin gösterildiği çizim) hazırlanmaması nedeniyle kazı miktarının tutanağa bağlanmadan doğrudan ödendiği,
stabilize dolgu nedeniyle düzenlenen hak edişe esas olan ölçümlerin kayıt altına alındığı çizimlerde stabilize dolgu miktarı doğru bir şekilde gösterilmesine karşın dolgu miktarı hesaplanırken yanlış hesap yapılarak yersiz ödemede bulunulduğu, keza saha betonunun 20
cm yerine 11 cm döküldüğü, hak edişe esasolan ölçümlerin kayıt altına alındığı çizimlerde beton miktarının hiç gösterilmediği, bu rakamın doğrudan ödeme tablosuna geçirildiği, istinat duvarlarının kontrol mühendisince hazırlanan ataşmanlarda yer alan temel ölçüleri ile fiili olarak ölçülen temel ölçüleri örtüşmediği, idari binada çatısında da mertekler arası mesafenin 50 cm olması gerekirken ortalama 63 cm geldiği, keza ambarlar ile ilgili olarak yapılan incelemede, çatı kaplama örtülerinde, iç kapıların boyutları, boya yüzeyleri ve iş iskelesindeki yersiz ödemeler ile su deposunda iş iskelesi, dış sıva, şap yapılması,
kaleterasit yapılması iş kalemlerindeki ödemelerden dolayı yüksek miktarda kamu zararının oluştuğu ve işlerden kontrol mühendisi ...’in sorumlu olduğunun dosya içeriği ile de uyumlu olduğu anlaşılan soruşturma ve bilirkişi raporları ile anlaşılması karşısında, sanığa yüklenen zincirleme biçimde memurun resmi belgede sahteciliği suçunun tüm unsurları ile oluştuğu gözetilmeden, isabetsiz gerekçelerle anılan eylemlerin görevi ihmal suçunu oluşturduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/6870, K. 2012/4091, 22 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama