KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/7365 E., 2012/3966 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Özel belgede sahtecilik
- Hüküm
- 5237 sayılı TCK'nun 207/2, 51/1, 51/3. maddeleri gereğince erteli 1 yıl hapis cezası ve 1 yıl denetim süresi
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Şikayetçi tarafın katılma talebinin kabulüne karar verildiği 23.01.2008 tarihli celsede hazır bulunan sanıklar ve sanıklar müdafiinin katılma kararına karşı herhangi bir itirazlarının bulunmaması karşısında; tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekili ile sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Belgelerde yapılan sahteciliğin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup.
Kayseri 2. İcra Mahkemesindeki yargılamada alınan 26.03.2007 tarihli bilirkişi raporunda, belgeye sonradan ilave edilen kısımların farklı bir kalemle yazıldığının belirtilmesine karşın aldatma kabiliyeti yönünden bir değerlendirmeye yer verilmemesine göre, suça konu belgenin aslı getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, gerekçeli kararda aldatma kabiliyetine haiz olup olmadığı tartışılması ve denetime olanak verecek şekilde belge aslının dosya içine konulması,
ayrıca katılanın sanıklar hakkında başlattığı icra takip dosyaları ile Kayseri 2. İcra Mahkemesinin 2006/875 Esas sayılı dava dosyası asılları veya onaylı örneklerinin temin edilip savunmada belirtildiği şekilde eylemin 5237 Sayılı TCK'nun 211. maddesi kapsamında gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağı da değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de ; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK'nun 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan, zarar kavramının kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu
kapsama dahil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, somut olayda sanıkların önceden doğmuş borçtan kurtulmak için yüklenen sahtecilik suçunu işlemeleri, dosya kapsamından eylem nedeniyle katılan tarafından başlatılan icra takibinin durdurulduğuna ilişkin bir bilginin bulunmaması,
nitekim sanıkların takibin kaldırılması için açtıkları dava sonucunda davanın reddine, takibin geçici durdurulması yönünde bir karar bulunmadığından katılana tazminat verilmesine yer olmadığına karar verilmesi karşısında, suçun bu şekildeki işleniş biçimi itibari ile suçun işlenmesi ile doğan somut bir zararın bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde "maddi ve manevi her türlü zararın giderilmesi koşulu gerçekleşmediğinden" bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/7365, K. 2012/3966, 21 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama