KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/7702 E., 2011/1274 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Sanık ...: 5237 sayılı TCK.nun 157, 52/2. maddeleri gereğince 1 Yıl Hapis ve 4.000.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, 52/4. maddesi gereğince taksit uygulanması, 53/1 maddesinin uygulanması,
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
5237 sayılı TCK.nun 157, 52/2. maddeleri gereğince 1 Yıl Hapis ve 6.000.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, 52/4. maddesi gereğince taksit uygulanması, 53/1 maddesinin uygulanması,
5237 sayılı TCK.nun 157, 52/2. maddeleri gereğince 1 Yıl Hapis ve 2.000.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, 52/4. maddesi gereğince taksit uygulanması, 53/1 maddesinin uygulanması,
5237 sayılı TCK.nun 157, 52/2. maddeleri gereğince 1 Yıl Hapis ve 2.000.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, 52/4. maddesi gereğince taksit uygulanması, 53/1 maddesinin uygulanması,
Sanık ...: 5237 sayılı TCK.nun 157, 52/2. maddeleri gereğince 1 Yıl Hapis ve 6.000.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, 52/4. maddesi gereğince taksit uygulanması, 53/1 maddesinin uygulanması,
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 63. maddesinin uygulanması
Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 19.11.2005 gün, 2005/17101-22003 sayılı görev belinleme ve 10.06.1942 gün 26/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı karşısında yargılamanın asliye ceza mahkemesinde yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. I-Sanık müdafiinin şikâyetçi Mehmet Arslantaş’a yönelik dolandırıcılık eylemi nedeniyle kurulan mahkümiyet hükmüne yönelen temyizinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği Nisan 2003 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’ nın 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
II-Sanık müdafiinin diğer şikâyetçilere yönelik dolandırıcılık eylemleri nedeniyle kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelen temyizine gelince;
5237 sayılı TCK. nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK. nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/7702, K. 2011/1274, 23 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama