KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/8700 E., 2010/10711 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 466 sayılı yasaya göre tazminat talebi
- Hüküm
- 5271 sayılı CMK.nun 142.mad.gereğince davanın reddi ile 1.000,00 YTL.vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Ceza Genel Kurulu’nun 23.03.2010 gün ve 2009/1-256 esas,2010/57 karar ve 07.03.2000 gün ve 2000/8-44-48 ve 06.05.1991 gün ve 1991/9-137-147sayılı kararlarında belirtildiği üzere;Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkındaki 466 sayılı Yasanın 2. maddesinde, "birinci maddede yazılı sebeplerle zarara uğrayanlar, kendilerine zarar veren işlemlerin yapılmasına esas olan iddialar sebebiyle haklarında açılan davalar sonunda verilen kararların kesinleştiği üç ay içinde,
ikametgahlarının bulunduğu mahal Ağır Ceza Mahkemesine bir dilekçeyle başvurarak uğradıkları her türlü zararın tazminini isteyebilirler." hükmünde belirtilen üç aylık dava açma süresi, davacı hakkında açılan ve beraatla sonuçlanan ceza davasının kesinleştiğinin tebliği veya bu kesinleşmenin öğrenilmesinden itibaren başlamaktadır. Burada yasa koyucu, davacının bildiği bir kesinleşmeyi kastetmiştir.
Bu durumda, maddedeki "kesinleşmiş karar" sözünü ilgilinin haberdar olduğu kesin karar anlamında yorumlamak gerekir.Zira tazminat davası açılabilmesi kararın kesinleşmiş olmasına bağlıdır. Somut olayda ise davacı-sanık hakkında Diyarbakır 1 numaralı Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi’nin beraat kararının Yargıtay 11.Ceza Dairesi’nin 04.06.1996 tarih ve 1996/1 esas,1996/909 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği şerhinin 29.3.2007 tarihinde yazıldığı,
davanın ise 25.04.2007 havale tarihli dilekçe ile açıldığı,dosya arasında kesinleşmiş beraat kararının sanığa-davacıya tebliği edildiğine ya da başka yollarla kesinleşen beraat kararından haberdar olduğuna ilişkin bilgi ve belgeye rastlanılmadığı cihetle;davanın süresinde açılıp açılmadığın kesin surette belirlenebilmesi bakımından tazminat davasına dayanak oluşturan beraat kararının kesinleşme şerhini içeren suretinin sanığa-davacıya tebliğ edilip edilmediği ya da sanığın anılan kararın onanarak kesinleştiğinden başka yollarla haberdar olup olmadığı araştırılarak sonucunu göre hüküm kurulması gerekirken,beraat kararının kesinleşmesinden 11
yıl sonra davanın açıldığı ve sanığın kesinleşmiş beraat kararından haberdar olduğu varsayımı gerekçe gösterilerek yazılı şekilde davanın reddine kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6. maddesi uyarınca, 01 Haziran 2005 tarihinden önceki işlemler hakkında 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun Hükümlerinin uygulanmasına devam edileceği, ancak bu tarihten sonraki işlemler hakkında CMK.nun 141 ila 144. maddelerinin uygulanabileceği gözetilmeden davanın 5271 sayılı CMK.nun 142/1.maddesi gereğince reddine karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/8700, K. 2010/10711, 6 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama