KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2011/10376 E., 2011/20989 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık-Sahtecilik
- Hüküm
- 1-765 s.TCK.nın 342/1, 59.mad.ger.1 yıl 8 ay hc.
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
2-765 s.TCK.nın 503/1, 59/2 mad.ger.10 ay hapis ve 1500 YTL.apc.
I-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 30.10.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan,
sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8 maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine yönelik temyiz itirazlarına gelince ;
1)Sahteliği iddia olunan çekin orijinal metin kısmının keşideci bölümünde çek hesabı sahibi ...'ın isminin yazılı olduğu yerin sağ tarafında sanık ...'ın isminin el yazısıyla yazılarak altının imzalandığı, sanığın ev ve işyerine yapmış olduğu pvc doğrama işi karşılığında sözkonusu çeki sanıktan alan katılan şirket yetkilisi İshak Yılmaz' ın çekte iki farklı keşideci isminin yazılı olmasının sebebini sanıktan sorması üzerine sanığın, kardeşi ... ile birlikte çalıştıklarını ama her ikisinin de imza yetkisi bulunduğunun beyan edilmesi üzerine çekin kabul edildiğinin anlaşılması karşısında,
belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu da göz önüne alınarak, adli emanetin 2004/434 nosunda kayıtlı olduğu anlaşılan suça konu çek aslının duruşmada mahkeme heyetince incelenmesi suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılarak suça konu çekin bu haliyle aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının tartışılarak değerlendirilmesi ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması gerekliliğinin gözetilmemesi,
2011/10376 2011/20989
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/10376, K. 2011/20989, 20 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama