KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2011/11708 E., 2011/23098 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik ve mühürde sahtecilik
- Hüküm
- 1- Resmi belgede sahtecilik suçundan; TCK. nun 204/2, 43. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis, 53. mad. gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakma,
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma
2- Mühürde sahtecilik suçundan; TCK.nun 202/2. maddesi gereğince 1 yıl hapis, 53. mad. gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakma.
Sanığın sorgusunda beyan ettiği adrese çıkartılan tebligatın adreste tanınmadığından bila tebliğ iade edildiği, aynı adrese çıkartılan gıyabi kararın da aynı gerekçe ile iade edildiği, bu kez T.K.35. maddesine göre tebligat yapılarak hükmün kesinleştirilerek infaza verildiği, Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi uyarınca, adres araştırılması yapılmadan aynı adrese 7201 sayılı T.K.nun 35. maddesine göre tebligat yapılarak hükmün kesinleştirilmesinin, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmamış olması nedeniyle hukuken geçersiz olduğu,
bu nedenle sanık müdafiinin öğrenme üzerine 25.02.2009 hakim havale tarihli dilekçe ile eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunduğu, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede gereği görüşüldü;
1- Hakkında beraat hükmü kurulan sanık ...'in sevk ve idaresinde yakalanan daha önce İstanbul İli'nden çalınan araca sahte plaka takılıp, sahte motorlu araç trafik ve tescil belgeleri ile kullanıldığının, suça konu belgelerin sanık tarafından düzenlendiğinin iddia olunmasına karşın, sanığın aşamalarda aracı ... isimli şahıstan haricen satın aldığı, borçlu olduğu ...'in de kendisinden aracı borcuna karşılık aldığını savunmasına, sanık müdafiinin 25.02.2009 havale tarihli dilekçesi ekinde ibraz ettiği ... imzalı dilekçede de adı geçenin aracı...'dan alarak sanık ...'ya kendisinin verdiğini belirtmesine,
dosya arasında mevcut 26.09.2006 günlü 2 adet ekspertiz raporunda suça konu plaka ve tescil belgelerinin tümden sahte olarak düzenlendiğini belirtmesine göre gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi ve sanığın hukuki durumunun tayini bakımından; savunma ve temyiz dilekçesinde bahsi geçen kişilerin gerçekte bulunup bulunmadığı araştırılıp olay hakkındaki bilgilerine başvurulup gerektiğinde anılan kişiler hakkında sahtecilik suçundan dava açılması durumunda bu dava ile birleştirilerek iştirak iradesinin saptanması,
sanığın savunmasında geçen tanıklarının dinlenip hırsızlık suçundan ayırma kararı verilen soruşturma evrakının akıbeti araştırılıp onaylı bir suretinin dosyaya celbi ile sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik araştırmaya dayalı olarak mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de: sahte plaka ve tescil belgelerinin ekspertiz raporuna göre tümden sahte düzenlenmiş olması, anılan belgelerde düzenlenme tarihi 01.06.2006 olarak belirtilmekle birlikte beraat eden sanık ...'in sevk ve idaresindeki araç ile birlikte ele geçirilmiş olması nazara alınarak,
suça konu belgelerin değişik zamanlarda düzenlenerek kullanılıp kullanılmadığı araştırılıp, farklı zamanda düzenlenip kullanıldığının belirlenememesi halinde aynı araca ait birden fazla sahte belge düzenlenip kullanılmış olması nedeniyle alt sınırdan ayrılarak 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesi gereğince tek suçtan ceza tayini, farklı zamanda düzenlenip kullanıldığının saptanması halinde teselsül hükümlerinin uygulanması gerekeceği gözetilmeden,
sahte motorlu araç tescil ve trafik belgelerinden dolayı teselsül eden resmi belgede sahtecilik suçundan ayrı ve plakadaki mühürde sahtecilik suçundan ayrı ceza tayini ve trafik tescil belgeleri nedeniyle hüküm kurulurken uygulama maddesinin anılan Yasanın 204/1. madde ve fıkrası yerine 2. fıkrası olarak gösterilmesi ile emanet eşyaları hakkında hüküm kurulmaması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/11708, K. 2011/23098, 9 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama