KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2011/3216 E., 2011/2703 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 213 sayılı Yasaya muhalefet
- Hüküm
- Sanığın, 213 s.Y.nın 359/b-1, 765 s.Y.nın 80.mad.göre 21 ay hc.ile cezalandırılmasına ilişkin kararda temyiz isteminin reddi
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma
Sanığa, yokluğunda verilen hükmün yaylaya gittiğinden bahisle adresinde 7201 sayılı Tebligat Yasası’nın 21. maddesi uyarınca 14.07.2009 tarihinde yapılan tebliğ işleminin, tebligat memurunun “adresten uzun süreli ayrılma hali” bulunduğundan Tebligat Tüzüğü’nün 28/1. maddesi uyarınca tebliğ tutanağını muhatabın adreste bulunmama sebebi ile ilgili beyanda bulunan komşusuna imzalatması,
imzadan çekinmesi halinde ise bu durumu yazarak kendisinin imzalaması gerektiği halde “sadece tebliğ saati itibariyle adreste bulunmama hali” durumunda uygulanabilen Tebligat Tüzüğü’nün 30. maddesinde öngörülen usule uymakla yetindiği cihetle geçersiz olduğundan, sanık müdafiinin 13.12.2010 havale tarihli dilekçesinin, öğrenme üzerine süresinde verilmiş bir temyiz dilekçesi olarak kabulü gerektiğinden, mahkemenin usul ve yasaya aykırı bulunan temyiz isteminin reddine dair 14.12.2010 gün ve 775/694 sayılı ek kararının kaldırılarak yapılan incelemede:
Gerekçeli karar başlığında yetersiz biçimde 2005 yılı olarak gösterilen suç tarihinin, 31.12.2005 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında açıklandığı üzere faturaların adet ve tutarları, zarar miktarı, kastın yoğunluğu ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine ve incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Suç tarihinin, suça konu en son faturanın düzenlendiği 31.12.2005 olduğu cihetle; zincirleme suç nedeniyle suç tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden mülga 765 sayılı TCK.nun 80. maddesi uyarınca uygulama yapılması ve aynı şekilde mülga 765 sayılı TCK ve 647 sayılı Yasa hükümleri gösterilmek suretiyle takdiri indirim uygulanmamasına ve cezanın ertelenmemesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de; sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı, mahkemenin takdiri indirim uygulanmaması ve cezanın ertelenmemesi gerekçeleri gözetildiğinde yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm tümüyle çıkarılarak yerine “Sanığın,
bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla işlediği anlaşılmakla 5237 sayılı TCK.nun 43/1.maddesi gereğince cezasının takdiren 1/4 oranında artırılarak 22 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/3216, K. 2011/2703, 9 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama