KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2011/4062 E., 2011/2824 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
- Hüküm
- Temyiz talebinin reddi
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2007 gün 5/46-39 sayılı kararında da açıklandığı üzere, mahkemece verilen hükümde 5271 sayılı CMK. nın 232/6 maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup;
yoklukta verilen temyizin reddi kararında “başvuru şeklinin,mercii ve temyiz süresinin ne zaman başlayacağının” gösterilmemesi nedeniyle temyiz süresinin işlediğinden söz edilemeyeceği cihetle,sanığın hükmü yasal sürede temyiz ettiğinin kabulü gerektiği anlaşılmakla, yerel mahkemenin 29.04.2010 tarih ve aynı sayılı temyiz isteminin reddi kararı kaldırılarak,sanığa daha önce, “Yakamoz taverna Serinhisar -Denizli” adresinde, adli mercilerce yöntemine uygun şekilde tebligat yapılmamış olması, sanığın sorgusu sırasında bildirdiği adresin, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/son maddesi kapsamında değerlendirilebilecek adreslerden olmaması,
ayrıca bu adresin, anılan Yasa maddesinde belirtilen adreslerden olduğuna ilişkin bir tespitin de bulunmaması nedeniyle aynı Yasanın 35. maddesi uyarınca adı geçen sanığa gerekçeli kararın tebliğ geçersiz olup yokluğunda verilen hükmün, sanığa tebliğ olunduğuna dair dosyada başkaca belgeye de rastlanmaması nedeniyle, sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz itirazı süresinde kabul edilerek tebliğnamede yer verilen aksi düşünceye iştirak olunmadığından dosya incelenip gereği görüşüldü:
Şikayetçi İbrahim'in Ocak.2005 tarihinde ... adındaki şahıs ile aralarındaki araba alım-satımı nedeniyle teminat senedi olarak imzaladığı ve miktar kısmı 3200 TL olan belgeyi Nuri'ye götürmesi için sanık ...'a verdiği, daha sonra ise sanık ...'nın senedi geri aldığını ve yırttığını şikayetçiye bildirmesine rağmen,
18.7.2006 tarihinde Denizli l.İcra Müdürlüğü'nün 2006/5800 sayılı dosyası ile emanetin 2006/2440 sırasında kayıtlı,borçlusu şikayetçi İbrahim ve alacaklısı sanık ... olan ve cirantaları ise ... ve diğer sanık ... olan 53.200 TL bedelli senet nedeniyle şikayetçi aleyhine icra takibi başlatıldığı ve şikayetçinin senet bedelinde tahrifat şikayeti nedeniyle yapılan soruşturmada Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi'nin raporuna göre,
emanette kayıtlı 53.200 TL bedelli ve icra takibine dayanak yapılan senedin tanzimi esnasında miktarının 3200 ve üçbinikiyüz iken baştaraflarına ilave yapılarak 53.200-elliüçbinikiyüz halinedönüştürüldüğünden bahisle resmi belgede sahtecilik suçundan açılan davada,sanık ... atılı suçu kabul etmeyerek , şikayetçi ile aralarında husumet bulunduğunu,suça konu senedin kendisine verilmediğini,sanık ...'a verildiğini,senedin bedelinin doğru olduğunu,
,kefilinin de... olduğunu belirtmiş,haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanıklardan ... "sanık ...'nın kendisine borcu olduğunu,buna karşılık senedi getirip tahsil etmem için bana verdi,senet üzerinde 53.200 Tl yazıyordu,avukatım aracılığıyla takibe koydurmak istedim ancak benim de işlerim kötü olduğundan senedi sanık ... 'nın tanıdığı diğer sanık ...'a ciro ettirilip onun aracılığıyla tahsile konulmuş "şeklindeki beyanı,diğer sanık ...'ın da "Sanık ...'in aralarındaki araba alım satımı nedeniyle suça konu senedi verdiğini,diğer sanığı tanımadığını "belirtmesi ve C.Savcılığı tarafından Adli Tıp kurumundan alınan
rapor sadece senet üzerindeki bedel kısmında ilave olduğuna ilişkin olup yazı,rakam ve imza incelemesi yapılmadığının anlaşılması karşısında, suça konu senetle ilgili olarak şikayetçinin ifadesinde adı geçen ..., senette kefil olarak gözüken ...'nın tanık sıfatıyla dinlenmeleri, üzerindeki yazı ,rakam ve imzalar yönünden inceleme yapılması için suça konu senedin Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak,
suça konu senet duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve aldatıcı nitelikte olup olmadığı kararda tartışılıp denetime olanak verecek şekilde dosyaya konulması, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan 2006/3 Esas sayılı menfi tespit davasının sonuçlanıp sonuçlanmadığı araştırılıp,anılan dosya getirtilip incelenerek tutanağa geçirilip bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin de dosya içine konulması,toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeye dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/4062, K. 2011/2824, 28 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama