KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2011/5090 E., 2013/7612 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Defter ve belgeleri ibraz etmemek, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge ve sahte fatura düzenlemek
- Hüküm
- 1)213 sayılı VUK.nun 359/b-1 maddesi ve 765 sayılı TCK.nun 80. maddeleri gereğince 21 ay hapis cezası,
Karar Metni
678 kelime·3 dk okuma
2)213 sayılı VUK.nun 359/a-2. maddesi ve 765 sayılı TCK.nun 80. maddeleri gereğince 7 ay hapis cezası, 3)213 sayılı VUK.nun 359/a-2. maddesi ve 5237 sayılı TCK.nun 53. maddeleri gereğince 6 ay hapis cezası ve belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk
Defter ve belgeleri ibraz etmemek suçunun, varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit ve saklama mecburiyeti bulunan defter ve belgelerin vergi incelemesine yetkili kimselere ibraz edilmemesi ile oluştuğu, ibraz için verilen sürenin bitimini izleyen tarihin suç tarihi olduğu cihetle; sanığa 10.12.2007 tarihinde tebligat yapıldığı ve ibraz için 15 gün süre verildiği gözetildiğinde defter ve belgeleri ibraz etmemek suçu bakımından suç tarihinin 26.12.2007 olduğu,
müsnet muhteviyatı itibariyle yanıltıcı fatura düzenlemek suçu yönünden ise düzenlenen son faturanın 20.11.2004 tarihli, sahte fatura düzenlemek suçu kapsamında düzenlenen son faturanın ise 31.12.2004 tarihli olup bu tarihlerin her bir suç yönünden aynı zamanda suç tarihi de olduğu nazara alınarak, gerekçeli karar başlığına yanlış yazılan suç tarihlerinin;
defter ve belgeleri gizlemek suçu yönünden 26.12.2007, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı fatura düzenlemek suçu bakımından 20.11.2004 ve sahte fatura düzenlemek suçu bakımından ise 31.12.2004 tarihleri olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş olup, katılma kararının verildiği 28.01.2010 tarihli celsede sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının katılma talebine karşı beyanlarının alınması karşısında tebliğnamedeki 1 numaralı düşünceye iştirak edilmemiştir.
1-Sanık ve müdafileri ile katılan vekilinin sanık hakkında "muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge ve sahte fatura düzenlemek" suçlarından kurulan hükümlere yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge ve sahte fatura düzenlemek" suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi oldukları, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, suçların işlendiği 20.11.2004 ve 31.12.2004 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış,
sanık ve müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımları nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Sanık ve müdafileri ile katılan vekilinin sanık hakkında "defler ve belgeleri ibraz etmemek" suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
213 sayılı Kanunun 139/2. maddesinde incelemenin dairede yapılmasını gerektiren nedenlerden birinin varlığı önceden belirlenmeden faaliyetini sürdüren mükelleflere defter ve belgelerin ibrazı için yapılan tebligatların hukuken geçerli olmayacağı cihetle, dosya arasında bulunan vergi suçu raporu ve ekindeki belgelerden defter ve belge istenmesine ilişkin yazının tebliğ edildiği 10.12.2007 tarihi itibariyle sanığın işyerinin faal olduğunun anlaşılması,
sanığın savunmasında, aslında işyerlerinin incelemeye müsait olduğunu, defter ve belgelerin incelenmesine ilişkin tebligatı aldıktan sonra bu belgeleri işyerlerinde inceleyebileceklerini sözlü olarak söylemesine rağmen vergi dairesine götürmelerinin istendiğini, İzmir Vergi Dairesince yapılan tebligat üzerine istenen defter ve belgelerin bir kısmının mali müşavirleri tarafından vergi dairesine götürüldüğünü, bulunamayan belgelerden bir kısmını da daha sonra bulup teslim ettiklerini, bir kısmını da hala araştırdıklarını, bulamadıklarını beyan etmesi,
dosya içinde bulunan 03.04.2009 tarihli tutanağın ise defter ve belgelerin ibrazı için yapılan tebligattan uzun bir süre sonra düzenlenmiş olması, Yasanın 139/2. maddesinde ise tebligat tarihi ve öncesine ilişkin istinai hallere yer verildiği cihetle;
gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından, incelemenin dairede yapılmasına imkan veren 213 sayılı Yasanın 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenip belirlenmediğinin incelemeyi yapan vergi denetmeninden sorulup, buna ilişkin bir tespiti varsa belgesini dosyaya ibrazının istenmesi aksi takdirde, yapılan tebligatın hukuki geçerliliği bulunmayacağından atılı suçun yasal unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden eksik soruşturmayla yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/5090, K. 2013/7612, 9 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama