KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2011/5683 E., 2011/4039 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Sahtecilik - Dolandırıcılık
- Hüküm
- 5237 sayılı TCK.nun 158/1-e, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince 1 Yıl 8 Ay Hapis ve 1.000.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, 53/1. maddesindeki haklardan infaz tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması,
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma
5237 sayılı TCK.nun 204/1-3, 43/1, 62/1. maddeleri gereğince 3 Yıl 1 Ay 15 Gün Hapis Cezası ile cezalandırılması, 53/1. maddesindeki haklardan infaz tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması, ve 63. maddenin uygulanması
I)Sanığın “resmi belgede sahtecilik” suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Ceza miktarı itibariyle koşulları bulunmadığından, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5278 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK. nun 231/5 maddesinden yararlanamayacağı anlaşılan sanık hakkında yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca 5237 Sayılı Yasa hükümlerinin açıkça sanık lehine olduğu ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, sanığın suçsuz olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak:
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluklarının koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 53/1. maddesindeki hakların infazın tamamlanmasına kadar kullanılamayacağına ilişkin kısımçıkartılarak yerine “5237 Sayılı TCK.nun 53. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine,
diğer bentlerde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına“ denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II)Sanığın “nitelikli dolandırıcılık” suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabii olduğu,
suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 15.07.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/5683, K. 2011/4039, 6 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama