KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2011/5862 E., 2011/2714 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Sanığın, 765 s.y.nın 503/1, 522, 523, 72, 647 s.y.nın 4.md.göre 547 YTL apc ile cezalandırılmasına ilişkin kararda temyiz isteminin reddi
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Ortadan Kaldırma
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2007 gün 5/46-39 sayılı kararında da açıklandığı üzere, mahkemece 5271 sayılı CMUK. nun 232/6 maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup.
Mahkemenin 02.03.2010 günlü temyiz isteminin reddine dair kararında “temyiz süresinin başlangıcı” ile temyiz yoluna başvuru yönteminin gösterilmemesi nedeniyle temyiz süresinin işlediğinden söz edilemeyeceği cihetle, katılan vekilinin temyizinin süresinde yapıldığı ve verilen kararın temyizinin olanaklı olduğu anlaşıldığından,
katılan vekilinin temyiz isteminin kararın kesin olduğundan bahisle reddine ilişkin usulsüz olarak verilen 02.03.2010 gün ve 2008/833 sayılı ek karar ile765 Sayılı TCK. nun 503/1,522,523 maddeleri uyarınca verilen hapis cezasının 647 sayılı Kanun’un 4.maddesi gereğince paraya çevrilmesi sonucu hükmolunan adli para cezasının temyizinin olanaklı olduğu anlaşıldığından, kesin olduğundan bahisle sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine ilişkin usulsüz olarak verilen 18.02.2010 gün ve 2008/833 sayılı ek karar kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü;
I)Katılan vekilinin zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve taktir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II)Sanık müdafiinin mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 2002 yılı Ekim ayından temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/5862, K. 2011/2714, 9 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama