KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2011/6251 E., 2011/2853 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Vergi usul kanununa muhalefet
- Hüküm
- 213 sy VUK.nun 359//b-1, 5237 sy 62.mad göre 1 yıl 8 ay hpc213 sy VUK.nun 359//b-1, 5237 sy 62.mad göre 1 yıl 8 ay hpc
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
1- Sanık müdafii ve katılan vekilinin “2002 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “2002 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 26.12.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ... katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanık müdafii ve katılan vekilinin “2003 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince:
C.Savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirmesinden sonra son sözün hazır bulunan sanık müdafiine verildiği anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan, katılan vekilinin ise sanık hakkında takdiri indirim uygulanmaması gerektiği, şahsi hak talebi ile ilgili bir karar verilmediğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sanığın, birden çok sahte faturayı farklı dönemlerde defter ve kayıtlarına intikal ettirerek KDV beyannamelerinde indirim konusu yaptığı anlaşılmakla, zincirleme suç hükümleri uyarınca cezasının arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Suç tarihi itibari ile sanığın eyleminin uygun bulunduğu 213 sayılı VUK.nun 359/b-1. maddesinde öngörülen “ağır hapis” cezasının 5252 sayılı Yasanın 6/1. maddesi uyarınca “hapis” cezasına dönüştürüldüğü, hükümde gösterilmemiş olsa bile 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen hak yoksunluklarının hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak infazda nazara alınacağı birlikte değerlendirildiğinde hapis cezasının bireyselleştirilmesi aşamasında 5237 sayılı Yasa ile yapılan uygulamanın sanığın aleyhine olduğu gözetilmeden gerekçesi de gösterilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/6251, K. 2011/2853, 30 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama