KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2011/7590 E., 2013/6684 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak suçundan: BeraatResmi belgede sahtecilik suçundan: Mahkumiyet
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma
I-Tüm sanıklar müdafileri ve sanıklardan ...'ın "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık ...'ın işyerinde yapılan aramada ele geçirilen ve sahte olduğu tespit edilen nüfus cüzdanı ile ilgili olarak Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/557 esas sayılı dosyası ile resmi belgede sahtecilik suçundan açılan davanın dosyamıza konu sahte çek düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçundan bağımsız olarak işlenen ayrı bir suçu
oluşturduğu ve eldeki dava ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunmadığı, Eyüp 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/53 esas sayılı dosyasında yargılananla eldeki dosya sanıklarının ise farklı kişiler olduğu bu dosya sanıkları ile ilgilerinin olduğuna dair herhangi bir iddia ve bilginin de bulunmadığı, davaya konu olan çeklerin, keşidecileri ve mağdurlarının da farklı olduğu, Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/1004 esas sayılı dosyasındaki çekleri çıkaran bankanın Türkiye Ekonomi Bankası olduğu,
dayanağı iddianameye konu olan çeklerin keşidecileri ve mağdurlarının da farklı olduğu ve farklı tarihlerde düzenlendikleri nazara alındığında eldeki dosya ile bu dosyalar arasında davaların birleştirilmesini zorunlu kılacak şekilde hukuki ve fiili irtibat bulunmadığı cihetle, tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Cumhuriyet savcısının temyizinin cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak suçundan tüm sanıklar hakkında verilen beraat hükmüne yönelik olduğu kabul edilmiştir. II- Cumhuriyet savcısının sanıklar hakkında "cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak" suçundan verilen beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/7590, K. 2013/6684, 18 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama