Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasa belirlenip sonucuna göre hükümler kurulmuş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin lehe hükümler uygulanmadığına, fazla ceza verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sağlanan haksız menfaat miktarının toplamının temel cezanın belirlenmesinde nazara alınacağı, lehe olduğu kabul olunan 765 sayılı TCK.nun 80. maddesi gereğince nispi nitelikteki adli para cezasından teselsül nedeniyle artırım yapılamayacağı gözetilmeden HSCB ve Fortis Bank Kredi kartlarının kullanılması nedeniyle yazılı şekilde adli para cezalarının fazla tayini,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, HSCB kredi kartının kullanılmasınedeniyle 765 sayılı TCK.nun 80. maddesi uyarınca adli para cezasının 982 TL'na 522. maddesi uygulamasıyla 327 TL'na, Fortis Bank kredi kartının kullanılması nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 80. maddesi uyarınca adli para cezasının 2.314 TL'na indirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Hüviyet cüzdanında sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın şikayetçi ...'in hüviyet cüzdanındaki fotoğrafı üzerine kendi fotoğrafını koyup fotokopisini çektirerek katılan Fortis Bank'a ve HSCB bankasına başvurup adı geçen müşteki adına kredi kartları alıp kullandığının iddia ve kabul olunmasına, sanığın da aşamalarda bu yönde savunma yapıp suça konu nüfus cüzdanının ele geçirilememiş ve aldatma kabiliyeti yönünden inceleme ve mahkeme gözlemi yapılamamış olmasına göre; yüklenen suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.