KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2011/870 E., 2011/1816 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- 1) 5237 sayılı TCK.nun 37/1 maddesi delaletiyle aynı Kanunun 158/1-c-d, 62/1, 50, 52/2, 52/4, 53 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 20.000.00 YTL adli para cezası, adli para cezasının birer aylık 20 eşit taksitle tahsili, belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksun bırakılma,
Karar Metni
856 kelime·4 dk okuma
2) 5237 sayılı TCk.nun 37/1 maddesi delaletiyle aynı Kanunun 204/1, 204/3, 62/1, 53 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası, belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksun bırakılma, ... ve ... dışındaki sanıklar yönünden şahsi hürriyeti sınırlama sonucu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilen sürelerin cezalarından mahsubu Hükmolunan cezaların süresine göre koşulları oluşmadığından sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin incelemenin duruşmalı olarak yapılması istemlerinin, 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Beyoğlu 17.Noterliğinin 2 Haziran 2006 gün ve 2006/168 sayılı cevabi yazısından, Beyoğlu Noterliğinde düzenlenmeyip, tamamen sahte olarak düzenlendiği bildirilen 06 Ocak 2006 tarih ve 0934 yevmiye numaralı vekaletname esas alınarak, Bursa 15. Noterliğinde 23 Ocak 2006 tarihinde 2164 yevmiye numarası ile bir başka vekaletname düzenlenmiş ve bununla da tapuda işlem yapılmış olması karşısında, iki sahte vekaletname düzenlenmesi yanında tapu kütüğünde sahtecilik yapılarak suçun zincirleme biçimde işlenmiş olması,
dosyada bulunan ve Nilüfer Tapu Sicil Müdürlüğünce onaylı fotokopisi Gönderilen suça konu vekaletnamenin gözlemlenen özellikleri itibariyle aldatma yeteneğini haiz olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, Bursa C.Başsavcılığının 2006/59486 ve 2007/3641 sayılı soruşturma evraklarının bu dava ile ilgisi olmayan, başka olaylara ait olduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki 1 numaralı düşünceye;
sahte vekaletnamelerle mağdur ...’a ait taşınmazların satışı gerçekleştirilmiş olması nedeniyle dolandırıcılık suçunun tamamlandığı ve uygulama maddesi olarak TCK.nun 158. maddesinin “d” bendinin de gösterilmiş olması nedeniyle 2 numaralı düşünceye iştirak olunmamış, zincirleme olarak işlenen resmi belgede sahtecilik suçları nedeniyle TCK.nun 43. maddesinin uygulanmaması ve kastın yoğunluğu, zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi, sanık sayısı gözetilerek temel cezanın TCK.nun 61/1.maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiğinin gözetilmemesi sanıklar aleyhine temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
1-)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar ...,
..., ... ve ...’ya yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezaları artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıkların hükmolunan ceza miktarlarına göre hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231/5.maddesinden yararlanamayacakları anlaşılmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştirilen husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin,
vekaletname aslı getirtilmeden eksik soruşturmayla karar verildiğine, sanık ... müdafiinin, yaşlı ve cahil olan müvekkilinin sanıklar....ve.... tarafından kandırıldığına, sanığın suç kastı bulunmadığına, sanık ...’un suç kastı ile hareket etmediğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar ..., ve ...’nın “resmi belgede sahtecilik” suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin hükümlerin ONANMASINA,
II- Sanık ... ... müdafiinin, dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede, Kastın yoğunluğu, zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimine göre temel cezanın TCK.nun 61/1 maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiğinin gözetilmemesi sanık aleyhine temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayini yasaya aykırı ise de;
yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUY.nın 322.maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, sanık ... ...’ın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm fıkrasının “A” bendindeki 1200 gün adli para cezası ibaresinin karardan çıkarılarak yerine “5 tam gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin,
TCK.nun 62.maddesinin uygulandığı bölümdeki “1.000 gün” ibaresi çıkartılarak yerine “4 tam gün karşılığı” ibaresinin yazılması ve sonuç “20.000.000 TL” adli para cezasının “80 TL’ye” indirilmesi suretiyle, eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan sanık ... ...’ın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile sanık ...’un dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile sanık ...’un yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1) Mağdur ...’un resmi nikahlı eşi olduğunu belirten sanık ...’a ait nüfus aile kayıt tablosu getirtilerek, sonucuna göre TCK.nun 167. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması
2) Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
3) Kastın yoğunluğu, zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimine göre temel cezaların TCK.nun 61/1 maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırı,
4) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçu yönünden, hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 Sayılı Yasanın 562.maddesiyle değişik CMK.nun 231. ve TCK.nun 7/2 maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/870, K. 2011/1816, 4 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama