KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2011/8844 E., 2011/20232 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi Belgede Sahtecilik
- Hüküm
- Sanık ....: 5237 s.y. TCK.nun 204/1, 62.mad.ge. 1 sene 8 ay hapis cezası
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma
Sanık ...: Davanın durdurulmasına
1- Sanık ... müdafiinin temyizinde: Yargılama şartının gerçekleşmesinin beklenmesi için verilen durma kararının, 5271 sayılı CMK.nun 223. maddesinde sayılan ve nihai nitelikte davayı sonlandıran hüküm niteliğinde bulunmadığı cihetle, sanık ... müdafiinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUY.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE, vaki isteminin itiraz olarak kabulüyle dava dosyasının merciince karara bağlanmak üzere mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 2- Sanık ... müdafiinin temyizine gelince;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 06.11.2007 gün ve 203/224 sayılı kararında da açıklandığı üzere; resmi belgede sahtecilik suçu, eylem tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 339. maddesinde düzenlenmiş, memurların sahte resmi belge düzenleme, gerçek bir belgeyi tağyir ve tahrif etme eylemleri yaptırıma bağlanmıştır.
Kişilere kamu veya özel kesimde özel çıkarlar sağlayabilecek nitelikteki belgelerde sahtecilik yapılması eylemleri ise aynı Yasanın 355. maddesinde düzenlenmiştir.
Buna göre; bir memur veya vesika itasına yetkili olan diğer bir kimse bu vesikaları verdiği kimseler hakkında teveccüh yahut hususi ve umumi emniyet celbine veya hizmet ve memuriyet ve kanunun temin ettiği müsaade ve menfaatler kazanmaya yahut bazı hizmet ve memuriyetlerden kurtulmaya dayanak olacak surette iyi haline veya yoksulluğuna veya sair hallere dair yalan olarak şahadet edenler cezalandırılacaktır.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, yasa koyucu 765 sayılı TCY’nun 339. maddesinde resmi belgedeki sahteciliği daha ağır yaptırıma bağlarken, bazı belgelerdeki sahteciliğin kamu güvenliğini bozmaktaki etkinliğini daha hafif bir yaptırıma bağlamak istemiş, bu nedenle 355. maddeyi getirmiştir. Buna göre; akaryakıt istasyonu açabilmek amacıyla ruhsat temini için gerekli olan suça konu kadastro harita (plan) örneğinin düzenlenmesi aşamasında tapu kayıtlarında bir tahrifat yapılmadığı da dikkate alınarak 765sayılı TCK.nun 355. maddesinde öngörülen özel yarar sağlayan belge niteliğindeki durum bildiren harita plan örneğine dayanılarak ruhsatname almak şeklindeki eyleminin aynı yasanın 350. maddesindeki suçu oluşturduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığın eylemine uyan suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen beş yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan mahkümiyet kararının verildiği 05.06.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan,
.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/8844, K. 2011/20232, 23 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama