KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/1081 E., 2012/3549 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Sahtecilik, dolandırıcılık
- Hüküm
- 1-Sanıklar ..., ...: Yüklenen her iki suçtan ayrı ayrı beraat
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma
2-Sanık ...: 765 sayılı Yasanın 342/1. maddesine göre 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına
Sanık ... hakkında iddianame ve görevsizlik kararlarındaki tavsife göre dolandırıcılık suçundan açılan kamu davası hakkında mahkemesince bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür. I-Katılan vekilinin sanıklar ... ve ... haklarında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyizinde; Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II-Katılan vekilinin sanıklar ... ve ... haklarında “dolandırıcılık” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyizinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 07.06.2001 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Katılan vekili ile sanık ... müdafiinin adı geçen sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkümiyet hükmüme yönelen temyizlerine gelince;
Suçtan önce kasıtlı bir başka suçtan mahkûmiyeti bulunması nedeniyle hakkında 5728 sayılı Yasayla değişik CMK’nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekili ile sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosyada mevcut adli sicil kaydına göre, Ankara 6.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 19.12.1996 gün, 91-265 E-K. sayılı kararı ile 27.02.1997 tarihinde kesinleşmiş ve 06.01.1999 tarihinde infaz edilmiş tekerrüre esas sabıkası olduğu anlaşılan sanık hakkında, 5237 sayılı Yasada tekerrürün infaz kurumu olarak kabul edilmesi ve tekerrür nedeniyle artırım öngörülmediği de gözetilerek, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 342/1 ve 81. maddeleriyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesi uygulanarak bulunacak sonuçların karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, “765 sayılı Yasanın 342/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine”, mahkemenin kabul ve gerekçelerine göre “5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesi uyarınca sonuç olarak 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/1081, K. 2012/3549, 14 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama