KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/11699 E., 2013/14885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Sanık ...; 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 43, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası,
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Sanık ...; 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 43, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası
I- Sanık ...'ın temyizine yönelik incelemede
Sanığın yokluğunda verilen hükmün, sorgusunda verdiği adresine 7201 sayılı Tebligat Yasası’nın 21. maddesine göre usulüne uygun olarak 10.06.2011 tarihinde tebliğ edilen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra, sanık tarafından 28/06/2011 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından vaki temyiz isteminin aynı Yasanın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II- Sanık ...'nın resmi belgede sahtecilik suçundan hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1- Dosya arasında bulunan 26.09.2007 günlü, Gaziantep Emniyet Müdürlüğüne başlıklı tutanak içeriğinde sanık tarafından ibraz edilen yeşil kartların birinci sayfalarında bulunan vizelerin sahte olduğunun anlaşıldığının ve kurum mührünün sahtesinin yapılarak basıldığının belirtilmesi,
tanık ...'ın da alınan beyanında yeşil kart bürosunda görevli olduğunu, olay günü sanık tarafından getirilen suça konu yeşil kartları incelediğinde, vize üzerlerinde bulunan mühür ve imzanın sahte olduğunu, bu bölüme basılan kaşenin Hanifi Bozkurt isimli memur arkadaşının kaşesine, imzanın da bu memurun imzasına benzemediğini farkettiğini, vize üzerlerindeki mühürlerin de kurumlarının mührüne benzemediğini, zira kurum mühründe “Şahinbey Sağlık Grup Başkanlığı” yazdığı halde, sahte olarak basılan mühürde “Şahinbey Sağlık Grup Bakanlığı" yazdığını, bu hususları değerlendirerek vizelerin tamamen sahte olduğunu,
ilk bakışta kolaylıkla tespit ettiğini beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve suç unsurlarının tespiti bakımından; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu gözönüne alınıp, öncelikle sahte olduğu
iddia edilen vizeleri havi yeşil kart asıllarının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra, yukarıda değinilen 26.09.2007 tarihli tutanak ile tanık ...'ın beyanları da nazara alınmak suretiyle vizelere ilişkin işlemlerin iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Kabule göre de;
a-5237 sayılı TCK’nun 43. maddesine göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup;
aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle, suça konu sahte vizelerin farklı zamanlarda yapıldıklarına ilişkin kesin delil olmaması karşısında, 5237 sayılı Yasanın zincirleme suç hükmünün uygulanma olanağı bulunmadığından tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği ve birden çok sahte belgenin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde TCK.nun 43. maddesi ile sanığın cezasından artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/11699, K. 2013/14885, 10 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama