KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/11805 E., 2013/15647 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Sanığın katılan tarafından lehtar hanesi '...' olarak düzenlenen bonodaki ... ismini karalayarak, senedi kendi adına takibe koyduğu iddiasıyla açılan kamu davasında; katılanın, sanık ... ve ağabeyi olan ... ile kapı imalatına dair anlaşma yaptıklarını ve taahhütname düzenlediklerini, senedi teminat olarak kendisinin verdiğini ancak anlaşmanın sanık ve ağabeyine ait şirketle yapılmış olması nedeniyle lehtar hanesine şirketi temsil edecek şekilde her ikisinin de ismini yazdığını, sanığın ağabeyi ...' in ismini karalayarak senedi kendi adına takibe koyduğunu ve mükerrer ödeme yapmasına neden olduğunu beyan ettiği,
sanığın ise senedi yaptığı iş karşılığında katılanın düzenlediğini, lehtar olarak ... ismini yazması üzerine katılanı uyardığını, bunun üzerine katılanın ... ismini karalayarak senedi teslim ettiğini, borç vadesinde ödenmeyince de senedi takibe koyduğunu savunduğu, katılan tarafından Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan açılan menfî tespit davası sırasında ibraz edilen taahhütname başlıklı belge içeriğine göre, katılan tarafından imalat bedeline yönelik teminat senedi verildiği ve belge altında taahhüt eden hanesinin '...' olarak imzalandığı,
sanığın bu yargılama sırasında ibraz edilen taahhütname ile ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği, adli tıp uzmanından alınan rapora göre de bu belge altındaki imzanın sanığa ait olmadığının belirlendiği görülmekle; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti açısından; öncelikle suça konu senette yapılan karalamanın aldatma yeteneği açısından değerlendirilip aldatma yeteneğinin gerçekleştiğinin kabulü halinde; sanığın savunmasında bahsettiği üzere senet mukabilinde katılana yaptığı işin mahiyetinin ne olduğu ve aralarındaki ticari ilişkiyi gösterir bir belge bulunup bulunmadığı hususunda ayrıntılı beyanlarının alınması,
sanığın kardeşi ...'ın duruşmaya gelmesi sağlanarak, sanık ile birlikte katılana karşı ortak bir iş yapma yükümlülüğü altına girip girmediği, katılan ile aralarında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, 10.01.2002 tarihli taahhütname altındaki imzanın kendisine ait olup olmadığı ve taahhütnamede bahsedilen işin yapılıp yapılmadığı ve katılan tarafından bu taahhütname ile verilen teminat senedi hususunda tanık sıfatıyla dinlenmesi ve sonucuna göre sanığın teminat mukabili verilen bir senedi tahsil amacıyla hareket edip etmediği karar yerinde irdelenip,
765 sayılı TCK'nun 347. maddesinin uygulama koşulları bulunup bulunmadığının da değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile gerekçeden yoksun şekilde beraat kararı verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/11805, K. 2013/15647, 30 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama