KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/15483 E., 2013/15652 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, tehdit
- Hüküm
- 1-TCK nun 204/1 , 62 , 58 ve 53 . maddelerinin uygulanması ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına dair.
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma
2-TCK nun 106/1, 29, 62, 50/1-a ve 52. maddelerinin uygulanması ile 740.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair.
Sanığın hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin, mahkemenin 17.05.2010 günlü ek kararı ile kesin nitelikte bulunması nedeniyle reddine karar verildiği, red kararının usulüne uygun tebliğine rağmen bu karara yönelik herhangi bir temyiz istemi bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın tehdit ve resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizine hasren yapılan incelemede;
Yargılamanın konusunu oluşturan 13.06.2008 tarihli iddianame içeriğine göre sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılmış bir dava bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki görevsizlik kararı verilmesi gerektiği yönündeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
I-Sanığın tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5219 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK'nun 305. maddesindeki temyiz kesinlik sınırının 21.07.2004 tarihinden itibaren 2000 TL'ye çıkartılmış olması karşısında sanık hakkında hükmolunan 740.00 TL adli para cezasının miktar ve nevi itibariyle kesin nitelikte bulunduğu cihetle sanığın vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulu'nun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere kambiyo senetlerinde yapılan sahtekarlığın resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtekarlık yapılması halinde fiil, özel belgede sahtekarlık suçunu oluşturacaktır.
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 688. (6102 sayılı Kanunun 776.) maddesinin 6. fıkrası uyarınca bonoda tanzim yerinin yazılı bulunması zorunludur, tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bono tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun anılan kararında belirtildiği üzere düzenleme (keşide) yerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek ve başka yerleşim yerlerini çağrıştırmayacak biçimde açık, net ve herkes tarafından anlaşılabilir şekilde gösterilmesi gerekir. Dosya içerisinde bulunan suça konu bonoda düzenleme yeri belirtilmemiş, senedi düzenleyenin ismi yanında da bir adres gösterilmemiştir.
Bu itibarla, suça konu senedin bono vasfını taşıdığının kabulü mümkün olmadığı cihetle, özel belge niteliğinde bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde "resmi belgede sahtecilik" suçundan karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/15483, K. 2013/15652, 30 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama