KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/171 E., 2013/8109 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahukmiyet
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
I-Belgelerde yapılan sahteciliğin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini mahkemeye ait olduğu cihetle; öncelikle sahte olduğu iddia edilen vekaletname, trafik, tescil belgeleri ve plaka asılları duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra iğfal kabiliyetlerinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
II-Kabule göre de;
1-1512 sayılı Noterlik Kanununun 82. maddesi gereğince düzenlenen noter vekaletnamesinin niteliği itibariyle kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğu cihetle, eylemin 765 sayılı TCK.nun 342/2 ve 5237 sayılı TCK.nun 204/1-3 maddelerinde sahtecilik suçunu oluşturulduğunun gözetilmemesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.06.2010 gün ve 98/143 sayılı kararı ve Dairemizin benzer bir çok kararında açıklandığı üzere.
5237 sayılı TCK.nun 43/1. maddesinde 765 sayılı Yasanın 80. maddesinden farklı olarak “değişik zamanlarda” denilmesi karşısında aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmadığı cihetle, suça konu tamamen sahte oldukları tespit edilen belgelerin aynı anda ele geçirildikleri ve farklı zamanlarda düzenlendiklerine dair saptama bulunmadığı anlaşılan somut olayda,
765 sayılı Yasanın aksine 5237 sayılı Yasanın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacağı ancak birden çok sahte belge düzenlenmesi olgusunun 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilip buna göre kararın gerekçe bölümünde.
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanığın eylemine uyan suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 342/2, 80. maddeleri ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 204/1-3. maddelerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, denetime olanak sağlayacak şekilde lehe Yasa karşılaştırması yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/171, K. 2013/8109, 16 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama