KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/18819 E., 2013/19020 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Mühür bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- Sanık hakkında iş yerine konulan mührü bozduğu iddiasıyla yapılan yargılamada.
UYAP sisteminden yapılan kontrolde sanık hakkında Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 2009/600 esas üzerinden mühür bozma suçundan mahkumiyet hükmü verildiği anlaşılmakla; ilk iddianame tarihine kadar tespit edilen eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş tek suç olacağı da gözetilerek, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve mükerrer yargılama yapılmaması açısından; sanık hakkında açılan ilgili dava dosyasının araştırılıp celbi sağlanarak, derdest olması halinde birleştirilmesi,
aksi takdirde dosyadan bu davayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örnekleri dosya içerisine konulup suç tarihleri de nazara alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesi uyarınca hakim somut olayda; suçun işleniş biçimini, suçun işlenmesinde kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, suçun konusunun önem ve değerini, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını ve failin güttüğü amaç ve saiki gözönünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.
Bunun gibi adli para cezasının miktarını takdir ederken de 5237 Sayılı TCK’nun 52/2. maddesi gereği kişinin ekonomik ve diğer şahsî hâllerini gözönünde bulunduracaktır. 5237 sayılı TCK.nun “Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi" başlıklı 3/1. maddesi uyarınca suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.
Bu itibarla; kanunda öngörülen alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirlemek hakimin takdir ve değerlendirme yetkisi içindedir. Ancak, Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK.nun 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca hükümde bu takdirin denetime olanak sağlayacak biçimde, hak ve nesafet kurallarına uygun, dosya içeriği ile uyumlu yasal ve yeterli gerekçesinin gösterilmesi zorunludur.
Bu kapsamda olmak üzere, 5237 Sayılı TCK’nun 52/2. maddesi gereği sanığın sosyal ve diğer şahsi halleri araştırılıp, fiilinin ağırlığıyla orantılı cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik soruşturma ile yazılı şekilde ceza tayini,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/18819, K. 2013/19020, 12 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama