KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/19816 E., 2014/3596 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2014
- Tebliğname No
- 4 - 2010/178030
- Mahkemesi
- Menderes Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 09/02/2010
- Numarası
- 2009/687 (E) ve 2010/125 (K
- Suç
- Mühür Bozma
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
1- Mühür bozma suçunda yöntemine uygun olarak mühürleme yapılması suçun ön koşuludur. Mühürleme, mühürleme işleminin yapılması ile olur. Yetkili makamın emri uyarınca mühürün konulması gerekir. Mühürleme hareketi yapılmamış, yalnızca mühürlendiğine ilişkin tutanak tutulmuş ya da sözlü olarak bildirmekle yetinilmiş ise, yöntemine uygun mühürlemeden söz edilemeyeceğinden bu halde mühür bozma suçu da oluşmaz.
Bu açıklamalar karşısında; sanık hakkında yapılan suç duyurusunda 19.12.2008 tarihinde yapılan kontrolde borcundan dolayı elektriğin kesilerek sayacının mühürlendiği belirtilmişse de, sanığın mührü bozarak enerji kullanmaya devam ettiğine ilişkin fek tutanağının da 19.12.2008 tarihli olduğu ve dosyada mevcut bir mühürleme tutanağı bulunmaması karşısında, yüklenen suçun unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi bakımından,
19.12.2008 tarihli fek işlemine dayanak teşkil edecek şekilde sanığa ait sayacın yukarıda belirtildiği gibi fiilen mühürlenip mühürlenmediği araştırılıp buna ilişkin belgesi getirtildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi yerine eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; sabıkası bulunmaması nedeniyle geçmişteki hali olumlu sayılması gereken sanığın, suç işleme hususundaki eğilimi kanaatini uyandıran nedenler açıklanmadan, ayrıca geçmişi, sosyal ilişkileri ile fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları lehe değerlendirilerek hakkında takdiri indirim maddesi uygulanmasına rağmen bu kez çelişkiye düşecek şekilde kişiliği ve yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığından bahisle, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/19816, K. 2014/3596, 27 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama