İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2012/2009 Karar: 2012/4699 Tarih:

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/2009 K.2012/4699

Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

11. Ceza Dairesi 2012/2009 E. , 2012/4699 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Banka ve kredi kurumlarını dolandırmak, sahtecilik HÜKÜM : Dolandırcılık suçundan; 765 sayılı TCK'nun 504/1, 80, 59. maddeleri gereğince sanığın 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ve 9.666 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına Sahtecilik suçundan; 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80, 59. maddeleri gereğince sanığın 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- Mağdurların borçlu olarak göründüğü 02.05.2005 ve 14.03.2005 tanzim, 29.08.2005 ve 18.07.2005 ödeme tarihli suça konu sahte bonoların sanık tarafından çekilen kredi teminatı olarak bankaya ibraz edildiği iddiasından ibaret olayda; öncelikle kredi sözleşmesinin onaylı örneğinin bankadan getirtilip incelenmesi, suça konu senetlerin bankaya ne zaman (kredinin çekildiği sırada mı, yoksa kredinin çekilmesinden sonra mı) verildiği bankadan sorulup, buna göre dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmadığı, oluştuğunun kabul edilmesi halinde suç tarihinin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Farklı gerçek kişiler adına düzenlenen sahte bonolar nedeniyle gerçek kişi sayısınca resmi belgede sahtecilik suçu oluşacağı gözetilmeyerek yazılı şekilde zincirleme suç hükümleri uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, yasaya aykırı, 3-Kabule göre de; a-Dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken; sanığın müşteki bankayla yaptığı 31.03.2005 tarihli kredi sözleşmesine istinaden iki adet senedi müşteri senedi gibi sahte olarak tanzim edip bankaya teminat olarak vererek karşılığında krediyi kullanmaktan ibaret eyleminin, tek bir suçu oluşturacağı gözetilmeksizin şartları bulunmadığı ve iddianamede de yer almadığı halde CMK'nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden temel cezanın 765 sayılı TCK'nun 80. maddesi ile arttırılmasına karar verilmesi, b- Dolandırıcıık suçu nedeniyle kurulan hükümde teminat olarak verilen suça konu bonolar karşılığında bankadan alınan kredinin toplam tutarı araştırılıp belirlendikten sonra, bulunan bu değer esas alınarak 765 sayılı TCY'nın 522. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışılmaması ve lehe Yasanın belirlenmesi için yapılan karşılaştırmada anılan madde hükümlerinin dikkate alınmaması, c- Müşteki Akbank T.A.Ş. tarafından verilen 16.04.2009 havale tarihli dilekçede davaya konu kredi alacağının temlik edildiği bildirilmesine rağmen ilgili yerden zarar miktarının araştırılıp, ödeme yapılıp yapılmadığı da sorularak 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 04.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/2009, K. 2012/4699, 4 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama