KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/20459 E., 2014/2481 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
- Hüküm
- Sanıkların mahkumiyetlerine
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan her bir mağdura karşı işlenen suça ilişkin ayrı ayrı hüküm kurulurken, hüküm fıkrasının 3. bendinde katılan ...'a karşı işlenen dolandırıcılık suçundan hüküm kurulduğu halde 4 nolu bentte de katılan ...'in adı yerine sehven katılan ...'ın adının yazılmış olması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir. I-Katılanlar vekili ile sanıklar müdafilerinin “resmi belgede sahtecilik” suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçların sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş,
hükmün açıklanmasının geri bırakılmama nedenleri gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan katılanlar vekili ile sanıklar müdafilerinin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II- Katılanlar vekili ile sanıklar müdafilerinin “dolandırıcılık” suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık" suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte olan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılanlar vekili ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/20459, K. 2014/2481, 13 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama