KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/20528 E., 2013/10733 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Sanık ...;
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma
765 sayılı TCK'nun 342/1, 59. maddelerince 1 yıl 8 ay hapis cezası (iki kez) Sanık ...; 765 sayılı TCK'nun 342/1, 59. maddelerince 1 yıl 8 ay hapis cezası (iki kez) 5237 sayılı TCK'nun 158/1-f, 62/1, 52, 53. maddelerince 1 yıl 8 ay hapis cezası, güvenlik tadbiri uygulaması, 2.000 TL a.p.c.
Sanık ...'ın duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığı gibi süresinden sonra olduğunun anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü: I- Sanıklar hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan kurulan hükme yönelen sanık ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanıklara yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Sanık ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelen müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
Sanıklardan ...'in borcuna karşılık katılana verdiği iki adet çekteki keşideci imza ve yazılarının, hesap sahibi diğer sanık ...'a ait olmaması nedeniyle sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde sahte çeki katılana vererek resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiasıyla açılan davada; sanık ...'in çekleri diğer sanıktan hatır çeki olarak aldığını belirtmesine rağmen, sanık ...'ın ifadelerinde bu hususu kabul etmeyip, çeklerinin haberi olmadan sanık ...'in eline geçtiğini, rızası dahilinde ...'e çek vermediğini belirtmesi ve çekin ön yüzündeki yazı ve rakamların sanık ...'in eli ürünü olduğunun anlaşılması karşısında;
sanık ...'ın savunmasının aksini gösterir her türlü kuşkudan arınmış mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
III- Sanık ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelen sanığın temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suça konu iki adet sahte çekin, katılana aynı anda verilmesinden ibaret somut olayda, 765 sayılı TCK'nun 80. maddesinin uygulanma koşulları mevcut ise de.
5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde, 765 sayılı TCK'nun 80. maddesinden farklı olarak 'değişik zamanlarda' denilmesi nedeniyle aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme suç koşullarının oluşmadığı, belge sayısının 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesi anlamında temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınabileceği gözetilerek,
lehe Yasanın 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80 ve 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 53. maddelerine göre uygulamalı karşılaştırma yapılarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde sanığın eyleminin iki ayrı suç oluşturduğu kabul edilerek fazla ceza tayini,
A.Ç.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/20528, K. 2013/10733, 25 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama