KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/20598 E., 2013/10868 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahukmiyet
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma
I-Müdafiinin sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince isteme aykırı olarak DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Müdafiinin sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 gün ve 80-98 sayılı ve 19.04.2005 gün ve 221-38 sayılı kararlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere, belgede sahtecilik suçlarında mağdurun rızası hukuka uygunluk nedeni sayılmaz ise de failde belgede sahtekârlıkta bulunmak kastına etki yapabileceği cihetle, sanığın aşamalarda ısrarla, ...'un yanında çalıştığını, katılan ... ile yapılan alışverişe karşılık ilk önce ... tarafından onun imzaladığı çeklerin verildiğini,
çek karşılıkları ödenmeyince bu kez kendisinin ...'un kendisine verdiği suça konu bononun keşide tarihinden evvel düzenlenmiş ve sanığın ... adına emre muharrer senetler keşide etme özel yetkisini de içeren Kırıkkale 2. Noterliğinin 6186 yevmiye nolu, 28.07.2004 tarihli vekaletnameye dayanarak suça konu bonoyu düzenleyerek, keşideci sıfatıyla ... adına imza atmak suretiyle katılan tarafa verdiğini, senedi düzenleyip verirken de katılanın kendisinin ... olmadığını ve senedi ...'a vekaleten imzaladığını bildiğini savunması ve sözünü ettiği vekaletname fotokopisini dosyaya sunması,
tanık sıfatıyla dinlenen ...'un alınan beyanında, katliam tanımadığını, ...'un kendisinden aldığı vekaletnameye istinaden bir takım işler yaptığını, bu nedenle kendisinin de zor durumda kaldığını, çekteki imzaların kendisine ait olduğunu, kendisinin ...'ın yanında çalıştığını, ...'ın kendisinin yanında çalışmadığını, ...'a ait işyerinin kendisinin üzerine kayıtlı olduğunu, olayla ilgisinin olmadığını beyan etmesi karşısında;
gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti ve suç kastının tayini bakımından, öncelikle belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu gözönüne alınıp, sahte olduğu iddia suça konu senet aslının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılıp iğfal kabiliyetinin bulunduğunun anlaşılması halinde, sanığın fotokopisini sunduğu Kırıkkale 2. Noterliğinin 6186 yevmiye nolu,
28.07.2004 tarihli vekaletname aslının getirtilerek incelenmesi ve suç kastının toplanan deliller birlikte değerlendirilerek saptanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/20598, K. 2013/10868, 27 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama